6 Mart 2026 Cuma

ŞİİR | Arda Kalanlar


Ezişmek aldı sevişmelerin yerini
Günler geceleri tepti, uyutmayan
Saatler kendinden geçti, umutlandırmayan
Akla kara yer değiştirdi, umursamayan
Ezişmek aldı sevişmelerin yerini

Bulunmaz oldu bir dirhem bile şefkat
İniltiler kapladı her yeri, çığlıklar tek hakikat
Sorsan, herkes birbirinden masum
Sorgulasan, herkes birbirine mahkum

Tepişmelerin ortasında, kirli ve ezeli
Kıyısında dolaşmak, Bir sevişmenin ebedi
Ve yudumlamak yaşamı
Özlemine sığınarak
                         Dudak dudak                       
Issız limanlarda Yurdumlamak
Kayıp bir vatandan
Arda kalanları

Yazan
L. Kızıltoprak

Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

3 Mart 2026 Salı

YAZI | Bin Ben Var Benden İçeri


Yabancı olmak, senden her şeyi bekleyebildikleri bir seçim özgürlüğü sağlıyor. 

Her ilişki ve ilişkiler yumağı kaçınılmaz olarak zamanla psikolojik ve belleksel bir birikim ve yapılaşma yaratıyor. Hem içeride hem dışarıda. Tortular birikiyor. Bilindiklik, beklentileri doğuruyor, besliyor. 

Oysa hakkında fikir oluşmamış ortamlarda daha önce sergilediğin davranış silsilesini bozmaktan çekinmeden hareket edebiliyorsun. Sıfır beklenti. Sıfır ön izlenim. İlk kararınla ya da verdiğin intibayla bozulmaya başlayacak olsa da bir yeniden başlama hali özlediğim. Tanışıklık arttıkça hakkındaki öngörüler artıyor ve bu da sende hayal kırıklığı yaratma ya da önceki davranışlarına aykırı olmama tedirginliği yaratıyor. Davranış geçmişin gelecek davranışlarını çaktırmadan dikte etmeye başlıyor acımasızca. Bazen farkına bile varmıyorsun. Kişiliğinin akıcılığı ve kıvraklığı azalıyor. Taşlaşıyorsun aslında yavaş yavaş. Bir kişiliğin, bir dizi davranış paterninin resmi temsilcisi gibi görülmeye başlanıyorsun. Manevra kabiliyetin elinden alınıyor bu şekilde. Çeşitlilik kategorilere sıkıştırılarak budanıyor aslında. Seçim yelpazen gittikçe daralıyor. Seçenekler gittikçe sınırlanıyorlar. Karton karakterlere dönüşüyorsun başkalarının öngördüğün beklentileriyle şekillendirdiği. 

Belli şartlarda yarattığın bir karakterin sınırları içine hapsoluyorsun gittikçe. Oysa şartlar sürekli değişiyor. Bilinç gürül gürül akıyor. Hayat hiçbir şeyi umursamıyor. Ama sen, farklı yörüngeleri özlerken takılıp kalıyorsun seçimlerinin geçmişine. Ortaklaştıkça kıstırılmış, kısırlaştırılmış bir geleceğe.

Ortama bilgi girişi oldukça, insanlar senin tepkilerini öngörebildikleri ölçüde güvenilirlik indeksini yükseltiyorlar. Bazen şartlar değişiyor ve sen de değişmek istiyorsun ama ayıplanıyor. İhanetle, dengesizlikle ve güvenilmezlikle suçlanıyorsun. Sanki ömrü boyunca ilk yazdığı karakteri devam ettirmek zorunda kalmış bir yazar gibi hissediyorsun bu çemberin içinde. Kalabalığı yırtmadan kendine ve evrene doğru yolculuğunu sürdüremeyeceğini anladıkça kederleniyor insan. Sıkıntı basıyor durup dururken. Sebepsizmiş gibi görünüyor bu hoşnutsuzluk, oysa sınırların daralıyor toplumda her adımda. Daralıyorsun, daraltıyorlar., darlıyorlar normal sayılanla. Hissediyorsun bu kalleş güvenilirlik indeksinin tuzaklaştığını. Kendine uzaklaştırıldığını.
 
Çaresiz, yola vuruyorsun kendini. benliğini benler içinde gezerek kuruyorsun, çürütülmüş benlerini kusuyorsun. Başka benler cennetleşiyor gözünde. Bir benden diğerine konaklıyorsun. Yapıyorsun bozuyorsun. Kuruyorsun yıkıyorsun. Kırmaktan korkmuyorsun. Şafakla birlikte yalnızlık doğuyor günlerine. Yalnızlık yeni benlere yer açıyor hasretle. Ben istasyonlarında gezip durmaya başlıyorsun bıkıp usanmadan. Toplum delilikle damgalıyor, sen aklın yasaklanan topraklarında keşiflere çıkıyorsun. 

Bilinmezliğe kaçarak yabancıların şüphelerinde yeni bir ben yaratıyorsun. Her gece kardan adam yapıp gündüz eriyişini seyrederek yaşıyorsun. Benden bene kaçarak hedef şaşırtırken zenginleşiyorsun. Benden bene koşarak onları, kendini yeniliyorsun. Benlerinle bendelikten kurtuluyorsun. Benlerinin sayısını arttırarak bensizleşiyorsun. Beklenmiyorsun. Benleşmiyorsun. Benzemiyorsun. 

Benliğine benlerle sahip çıkıyorsun. 

Not
"Bana beni gerek beni" şiiri bu yazı üzerinde çalışırken aklıma geliverdi.

1 Mart 2026 Pazar

ŞİİR | "Bana Beni Gerek Beni"


Bin ben var olmadan benden içeri
Bir ben bile yaşayamaz, sizlerle çevrili

Bir varmış bir yokmuş ile başlar yolculuklar
Yabancılaştıkça kanatlar daha da hızlı çarpar

Savrulmuş küller gibi öldükçe çoğalmak
Sığırcık kuşlarında saklı
Evrenin ahengine karışmak

Bin ben var olmadan benden içeri
Bir ben bile yaşayamaz, yıkıp geçmeden sizleri
Gör Bak, bendelerle kaplı etraf
kendinden geçmiş herkes
Bu kadar kolay...ne kadar tuhaf

Bekleşirken biz bize sakin ve rehin
Failimiz hep aynı, cehaletin ve geleneğin
Ağlaşırken bize kurban onca yetim
Gelecektir elbet
Sana vaad ettiği günler genetiğin

Bin ben var olmadan benden içeri
Bir ben bile yaşayamaz, sizlerle çevrili

Sorma sakın o benlerden hangisiyim
Hancı benim yolcu benim 
Beni benden alanın
Bir zevalsiz elçisiyim  

Bin benlik bir çiledir bu düğüm düğüm 
Çözüldükçe her ben, yeni bir doğum günüm

Bin ben var etmeden benden içeri
Bir ben bile erişemez sizlerden ileri
Aklım kaçırsın eylesin deli
yeter ki benzetmesin sizlere beni

---Yunus Emre'ye saygıyla---

Yazan: L. Kızıltoprak




Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

İstanbul Şiirleri | "Şeyhrengiz"


ŞE(Y)HRENGİZ

İstanbul’un her yanı deniz
ve bu kocamış kentin  
karalara boğulması...
Ne kadar da şeyhrengiz..!

Yazan: L.Kızıltoprak

Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...