16 Ağustos 2017 Çarşamba

Risk: Julian Assange, İddialar ve Wikileaks (2016)


Risk yepyeni bir belgesel. Yapımı 6 sene sürmüş. Haziran 2017'de gösterime girdi. Yönetmen Laura Poitras zengin bir ailenin belgesel işiyle uğraşan kızı. Edward Snowden ile ilk teması kuran gazeteci olmasıyla tanınıyor. Bu süreçle ilgili Citizen Four belgeseliyle Oskar ödülünü almış başarılı bir belgeselci. İnsan hakları ve özgürlükler konularını kurcalıyor genelde. Devletin yaptığı haksızlıklar gibi dokunanın yandığı konularda bir şeyler yapmaya çalışıyor. 

Bu belgeselde konu Julian Assange ve Wikileaks. Özellikle İngiltere'deki mahkeme süreci ve Ekvador konsolosluğundaki günlerine yer verilmiş. Bu arada Applebaum ve Assange'ın sağ kolu Sarah Harrison unutulmamış. 

Edindiğim his Poitras'ın, Assange'a içinin ısınmamış olduğu yönünde. Yaptığı işlere haksızlık etmek istemiyor ve saygı duyuyor ama karanlık gördüğü, itici gelen tarafları ön plana çıkarmaktan da geri durmuyor. Zaten Assange belgeselin son halini gördükten sonra fikir ayrılığına düşmüşler ve aralarında bir tartışma geçmiş. 


Seyrettikten sonra yukarıdaki notları düşmüşüm. Ardından Guardian'ın şimdi okuduğum bir Poitras röportajına göre Assange, hakkındaki cinsel saldırı davası ile ilgili avukatıyla yaptığı bir konuşmanın çıkarılmasını istemiş ama Poitras çıkartmamış. O konuşmada masumiyetinden çok kadınların kendilerini düşürdükleri durumdan bahsediyor. Kadınların tescilli lezbiyen oluşları ve feminist bir komplo olduğuyla ilgili sözleri izinsiz konulmuş. Konu Assange'ın iki kadının cinsel saldırı suçlamasına karşı verdiği reaksiyonlara gereğinden fazla eğiliyor gibi geldi. Poitras tam tersine Assange'ın tehditkar tavrına, belgeseli onun davranışları hakkında daha keskin bir hale getirerek cevap vermiş ve ifade özgürlüğünden dem vuran bir insana yakıştıramamış. Bence tepki üzerine montajla oynamak da pek doğru değil gerçi. Assange'ın düşüncelerinden çok ukalalık, çevresini önemsememe ve küçümseme olarak görülebilecek sahneleri bol tutulmuş. Yine de hangi niyetle yaparsa yapsın Assange'ın yaptığı işe saygı duyduğunu belirtiyor Poitras. Fakat Snowden'ın daha samimi ve temiz bir niyetle hareket ettiğini, onunla ancak Manning'in karşılaştırılabileceğini söylemeden geçemiyor. 

Benim yazıyı yazdığım tarihte hakkındaki cinsel saldırı suçlamaları düşmüş durumda. Bu suçlamalar devlet eliyle organize edilmiş olabilir. Ben Assange'ın aşırı bir kabalığını görmedim kimseye karşı, olsa Poitras koyardı. Ayrıca bırakın da akıllı insanlar etrafına fazla kulak asmadan konuşsun ve küçümsenecek davranışları/insanları küçümsesin. Mütevazılık bir mecburiyet olmamalı. Aydınlanmanın babası sayılan Newton'ın nasıl bir huysuz ihtiyar olduğunu ve son döneminde çevresine kan kusturabildiğini unutmayalım.   

Bu konularda biraz okumaya karar verdim. İlgimi çekti. Kitaplar belli. Hele beni çok etkileyen Snowden filminin etkisiyle bir süre bu konulara vakit ayıracağım gibi duruyor.    

Julian Assange

Laura Poitras

NOTLAR
Hillary Clinton’la ilgili unredacted US docs nete verilecek, haber vermek istiyoruz deyip görüşmeye çalıştılar.

Laura Poitras belgesel günlüğü diyerek eklediği kısımlarda Julian’ın kendisinden hoşlandığını sanmadığını söylüyor ve niye bu belgeselde yer aldığını sorguluyor. Bir Assange bir Poitras şeklinde gidiyor.

“News benefit is paramount”
US Secretary of state temsilcisi avukat Wikileaks’de yayınlamayın diyor. Assange bana bunlar geliyor, bende yayınlamak zorundayım, kendinizi koruyun bunları alanlardan gibi konuşuyor.

”When u put people into a corner, they stop behaving a step by step methodical manner.”

Laura Poitras JFK’de durduruluyor, elektroniklerine el konuluyor. Evine gittiğinde kapıyı açık buluyor. Gözdağı. 





















Mısırdaki bir panelde Appelbaum telekom şirketlerinin yüzüne yalanlarını vuruyor. “Mısırdaki devrim sırasında halkı değil rejimi desteklediniz, net erişimini bloke ettiniz. Now that the regime is fallen, they want to exploit the revolution for corporate profits”

Protestolar başladı böyle konuşunca. Appelbaum "herkese propaganda SMS’leri gönderdiğinizi de biliyoruz" diye üstlerine gitti. Vodafone, Nokia hepsi işin içinde. TE data Twitter’ı bloke etmiş insanlar haberleşemesin diye.




Borderline
US State Departmen docs and war logs ın açıklanması niye bu kadar önemli?
Assange: “It has been my long-term belief that what advances us as a civilization is the entirety of our understanding. At the moment we are severely lacking information from big secretive organizations that have such a role in shaping how we all live. Big institutions like CIA and news corps are all organized usign technical young people. İnsanlar value system’Ina bağlı olmadıkları sistemlerin içinde çalışır buluyorlar kendilerini”

Uzaktan Iraklıları ve gazetecileri öldürürken video oyunu oynar gibiler.
Videoyu sızdıranı yakalıyorlar. Manning. Hücreye hapsediyorlar ve her gece yatmadan çırılçıplak soyuyorlar. Hatta Obama’ya gazetecilerin private Manning’in tutukluluk şartlarını soracak kadar büyüyor.

El Kaide’nin Wikileaks’i cihat hedefleri için kullandığı yalanıyla saldırıyorlar Wikileaks’e. Manning’in de bu şekilde Wikileaks e sızdırarak düşmanla işbirliği yaptığı tezini savunuyorlar. Müebbet isteniyor.





















“I don’t believe in martyrs except certain rare conditions but people should take risks. “
Assange: “The risk of ibacion is extremely high. Everyday u live ur life, u lose another day of ur life. Whats the risk of just sitting there? You just die a day everyday and u don’t have many. If u don’t fight for the things you believein, then ur  losing.”

Mahkeme sahneleri
Production Journal - Laura Poitras
İngiltere’de extradition kounsundaki hukuki mücadelesi.

UK Supreme court Assange’ın appeal’ını reddediyor. Extradition to Sweden’ın yolu açılıyor. Aslında ortada suç yok. Sadece İsveçteki uyduruk sexual allegations suçlaması.

Tüm ülkeleri incelemişler. Ekvador sığınma hakkı için en uygunu çıkmış. Iceland da olumluymuş ama yeterince uzak değil diyor.

Assange: “First amendment kapsamında yaptıklarım aslında. Ama Its a matter of politics. Laws are interpreted by judges”

Assange: (basın açıklamasını nasıl yapacağını anlatırken)“Buffer up, get the first 4 words into your head and talk while not looking to the paper. Gazetecilere ayakkabıın üzerindeki bir pislik parçası gibi bak şunu sorarlarsa.”







Öğrenci odası gibi bir yerde kalıyor embassy’de.
ABD, Avustralya ve İsveç devlet kurumları peşinde.
Evin içinde spor yapıyor.
Snowden olayıyla çok ilgileniyor ve yardımcı olmaya çalışıyor.

Manning kararı. 142 yıl maksimum prison sentence kararı veriyor mahkeme. Mahkumiyet sonrası Manning transgender oluyor ve Chelsea ismini alıyor. 

3 sene sonra Laura ile konuşuyorlar. Kızgın. NSA docs ‘u istiyor ve hareketi bölmekle suçluyor by not publishing with wikileaks. Laura Poitras (poğtrıs)

Assange: (Trump Clinton ikilisi için) Hillary warmonger. Trump unpredictable.

Appelbaum Poitras’ın bir arkadaşına abusive davranışlarda bulunmuş ve filmde yer almayı istememiş.

























Assange: “If u see the global problems that we have as a global civilization, if u acually see and understand them, then acting locally is completely inconsequential.”


Assange belgeseli seyredince şöyle diyor tel mesajında Laura’ya: “ Laura, I ask that u cease putting into press releases and inerviews that we have fallen out. Presently, the film is a severe threat tom y freedom and I’m forced to treat it accordingly.”































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...