Çağlar Çorumlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağlar Çorumlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2019 Perşembe

Nerde "Eski Gülse", nerde "Jet Sosyete"


Konu kısaca Gülse Birsel’in son dizisi. Avrupa yakasını severdim. Hatta çok severdim. Neredeyse tüm yan karakterleriyle eğlendirirdi beni. Kubiler Selinler Şesular Tacettinler Cemler falan epey gülerdim. Hele Gazanfer abi ve eşi unutulmaz. Özledikçe ara sıra seyrederim hala.

Sonraki “Yalan Dünya” AY kadar olmasa da fena değil gibiydi ama benim o ara vaktim yoktu, fazla takip edemedim.

Geçen gün bu üçüncü dizi denemesine denk geldim, bir bakayım dedim. Bakmaz olaydım. Nasıl berbattı anlatamam. Halbuki Çağlar Çorumlu’yu komedyen olarak çok severim. En azından o götürür diyordum. Olmadı.  

Ancak 20 dakika falan dayanabildim, o da kumandayı almamışım yanıma, yataktan kalkmaya üşendiğimden :) Gülümsemedim bile yahu. Bir tane ilgimi çeken karakter olmadı. Bu kadarını da beklemezdim. 

Hele Gülse Birsel’in karakteri. Kendi kişiliğine yakın olmayan, performans isteyen rolleri oynayamıyor demek ki. Öyle kötü bir karikatür olmuş ki tahammül edilecek gibi değil.

Sözün kısası Jet Sosyete’de çakılma durumu gözledim. Bildiğin “Nosedive”. Ne oyuncular karakterlere yakışmış, ne espriler zekice, ne doğru dürüst bir konu var. 

Bu aralar TR’de her şeyin eskisi kıymetli. Aklı başında herkes “eski Türkiye”nin değerini anladı. Aynı şey Gülse Birsel için de geçerli gözüküyor. Nerde eski Gülse, nerde "Jet Sosyete"  


Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

4 Kasım 2017 Cumartesi

"Pek Yakında" filmi (2014)

Bu kadar zengin bir kadroyla çok daha iyi bir iş çıkmalıydı. Maalesef seyredip geçilecek bir film olmuş. Üst kadronun hiçbirinin kariyerinde önemli bir film olarak yer alacak gibi durmuyor.
 
Hokkabaz’daki dram ve komedinin başarılı birlikteliği hedeflenmiş gözükse de bu filmde aynı tad yok. Tosun Paşa, Mavi Boncuk, Köyden İndim Şehire gibi filmlerde ustaca kullanılan ve benim “curcuna komedisi” olarak adlandırdığım tarza benzer bir  ortam var ama aynı etkiyi yaratmıyor. Film dev bir parodi ya da skeç gibi duruyor.

Klasik dönem Türk sinemasına yapılan atıfların övülmesine karşın, atıfların bol miktarda olması bir filmi ne zeki yapar ne de başarılı. Filmi film yapan içindeki atıflar değildir. Bilimsel makale yazmıyoruz. Ancak bir aksesuar, bir süs ya da bir incelik katabilir bunlar. Hele son dönem süper kahraman sinemasıyla da paslaşmaya girdiğinde film iyicc çekilmez bir hal alıyor. Senaryo sürekli koltuk değneğine ihtiyaç duyan bir insan gibi. Durmadan bir yerlere yaslanmaya, bir yerlerden güç almaya çalışıyor sanki ve film boyunca sendeleyerek ilerlemeye çalışıyor. 

Dram ve durum komedisini birbirine karıştırırken üstüne absürd komedi de eklenmiş ve sonuçta hiçbir türe girmeyen  garip bir film ortaya çıkmış. İşler Güçler dizisinin TV’de uyguladığı yaklaşıma benzetsem de aynı başarı burada yok. Biraz tatlı biraz tuzlu ekleyelim derken üstüne biraz da acı dökülmüş ve ekşiyi de ilave edince sonunda ortaya tatsız tuzsuz bir film çıkmış.

Benim için bir filmin başarılı olup olmadığının ölçümünde tekrar seyretme isteği uyandırıp uyandırmaması önemli bir gösterge. Bu filmi tekrar izlemek yerine Hokkabaz’ı (2006) beşinci kez seyretmeyi yeğleyeceğimi söylersem ne düşündüğümü özetlemiş olurum. 


























Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...