2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Ramize Erer - Angouleme 2016 - Düzeltme


RAMİZE ERER…CESARET ÖDÜLÜ…ANGOULEME...VE BİR DÜZELTME

Önce bir düzeltme yapalım. 30 Ocak 2017 tarihli gazete (Cumhuriyet, Milliyet vs.) ve internet bültenlerinde aşağıdaki haberin çeşitli versiyonları çıktı. Ramize Erer’in Fransa’da ödül almış olması bizler için memnuniyet verici olmasına karşın ödülün tanımı okuduklarımın hepsinde yanlıştı. Bu ödülün, yazıldığı gibi, Angouleme ÇR Festivaliyle herhangi bir ilgisi yok. Sadece bu festivalin olduğu günlerde alternatif bir etkinlik olarak düzenlenen ve 2 tane de resmi olmayan ödülün verildiği bir organizasyon. Angouleme şehrinde gerçekleşmesi dışında festivalle resmi bir bağlantısı yok.

Verilen ödül Le Festival Off de la BD de L’Angouleme (Off of Off da deniyor) olarak geçiyor ve 5 senedir Angouleme’den tamamen bağımsız olarak alternatif, underground bir etkinlik olarak kendi başına sürdürülüyor. Esas olarak Schlingo Mizah ödülü veriyorlar. Bu ödülün takma ismi koca burun ödülü. Ramize Erer’in aldığı ödül ise denildiği gibi sanatı cesaretle icra eden hanımlara verilen “couilles-au-cul” ödülü. Yani kelimesi kelimesine tercüme edersek onlarda da bizdeki gibi cesur olmayı ifade eden en taş.klı sanatçı ödülü. Zaten ödülün kendisi de bu şekilde tasarlanmış. Ramize Erer gibi iki senedir mecburen sürgünde yaşamak zorunda kaldığı belirtilen bir sanatçı için uluslararası düzeyde bir ödül olması açısından önemli bir başarı. Bir Türk sanatçının, hele de bir kadının, uluslararası alanda bağlantılar kurması, eser verebilmesi ve bunlarla kendini kabul ettirmesi gurur verici. Tebrik ediyoruz.






2016’da Filme Uyarlanan Frankofon Çizgiromanlar

2016’DA FİLME UYARLANAN FRANKOFONLAR
Fransa-Belçika Çizgiroman ekolünden 2016’da yapılan film uyarlamalarından birkaçına bu başlık altında kısaca değinelim.



Au Nom du Fils (Oğlum İçin) (IMDB 2015 diyor ama uyarlama olarak Fransızlar 2016’ya dahil etmiş)
Senaryo: Serge Perrotin
Resimler: Clement Belin
Toplam 92s / Futuropolis

2011-2012 yıllarında iki albüm olarak Futuropolis’ten yayınlanan Au Nom du Fils (Ciudad Perdida) ÇR’ında oğlu FARC cephesi tarafından kaçırılan bir babanın onu kurtarmak için Kolombiya’ya gidişi ve oğlunu Ciudad Perdida (Lost City) isimli şehirden kurtarma mücadelesi konu ediliyordu. Serge Perrotin’in yazdığı ve Clement Belin’in resimlediği ÇR, Olivier Peray tarafından filme çekildi.








L’Invitation (Yardım Çağrısı)
Senaryo: Jim
Resimler: Dominique Mermoux
160s/Vents d’Ouest

Gecenin yarısında çalan telefonla Raphael uyanır. Arayan arkadaşı Leo’dur. Arabasıyla ıssız bir yerde yolda kaldığını ve yardıma ihtiyacı olduğunu söyler. Raphael söylene söylene de olsa arkadaşının yanına gider fakat kendisini bir sürpriz beklemektedir. Leo’nun yakın olduğunu düşündüğü arkadaşlarını test etmek için böyle bir çağrıya başvurduğu ortaya çıkar. Raphael çok sinirlenir. Arkadaşlık test edilebilir bir şey değildir onun için. Bu olayın üzerinden biraz zaman geçer. Raphael’in içini sorular kemirmeye başlar. Acaba hangi arkadaşlarım gerçekten geceyarısı benim için rahatını bozup yardımıma koşardı diye kendi kendine sormaya başlar. Sonunda dayanamaz ve onları test etmeye karar verir. Arkadaşlığı sorgulayan ilginç bir eser.







Tamara
Senaryo: Zidrou
Resimler: Darasse

Mizahi bir ÇR serisi. Annesi Amandine ve Brezilyalı üvey babası Chico ve kızı Yoli ile birlikte yaşayan aşırı kilolu bir ergen kızın yaşadığı komik olaylar ele alınıyor.




COMBAT ORDINAIRE (Sıradan Zaferler)
2016 uyarlamalarından bahsetmişken, TR’de 2016 yılında çıkan Sıradan Zaferler ÇRının 2015 yılında gösterilen filmini de anımsatalım.



SEULS (Yalnızcıklar)
Bir tane de 2017 örneği olsun. Angouleme’de ön gösterimleri yapılan Le Seuls (Yalnızcıklar) ÇRının film uyarlamasını da not düşelim. Herkesin kaybolduğu bir kente uyanan 5 çocuğun başından geçen maceraların anlatıldığı, şimdiye kadar 10 albümün çıktığı ÇR serisi devam ediyor (2006-2016). Senaryo Fabien Vehlmann’a ait. Türk okurları Karanlık Güzel sayesinde geçen sene tanıma fırsatı bulmuştu. Resimleme Bruno Gazotti, renklendirme ise Cerise’e ait. David Moreau’nun çektiği film ise serinin ilk 5 albümü üzerine kurulu. Henüz birkaç gün önce gösterime girdi. Benim de takip ettiğim seriyi ileride tanıtmayı düşünüyorum.

5 Mayıs 2017 Cuma

Modern Dünyanın Dehaları E2 - Nietzsche (2016)


Genius of the Modern World (2/3)
2016 tarihli 3 bölümlük bir BBC belgeseli. Tarihçi ve yazar Bettany Hughes sunuyor. 

Karl Marx, Friedrich Nietzsche ve Sigmund Freud incelenmiş. Bu bölümde Niçe’nin yaşamı ve eserleri var. Tabii ki 1 saatte fragman gibi geçiyorlar herşeyi ama yaşadığı yerleri görmek açısından faydalı. 


NOTLAR
1882 – Hristiyanlıktaki çözülmeyi gören Nietzsche “God is dead and we killed it” der. Din ortadan kalkarsa ahlaki bir otorite kalmayacağını ve bunun bir kabusu başlatacağını öngörür.

Hristiyanlığın tün inançlarına saldırmasına karşın babası Lutherean bir papazdı.
4 yaşındayken babası önce kör oldu sonra da yatalak. Bir yıl sonra da öldü. Otopside beyninin1/4’ü yoktu. Tanrı için çalışan babasının bunları yaşaması şok etkisi yaptı.


Doğduğu ev
Üniversiteye teoloji okumaya Bonn'a geldi. Lutherean pastor olmak istiyordu.
Biblical criticism ile tanıştı. Şüpheleri kök salmaya başladı. Kiliseye gitmiyordu. Hristiyanlığı sadece a faith regretfully lost olarak değil, unhealthy disengagement from the world doğuran pernicious bir kurum olarak görmeye başladı. Teolojiyi bıraktı.

Kızkardeşine şöyle yazdı: “If u wish to seek a piece of mind and happiness then believe, if u want to be a disciple of the truth, then investigate…”


Babasının defin merasimi bu kilisede yapıldı

Yaşadığı çağda bilim gittikçe önem kazanıyordu. Sadece objectivity’nin yeterli olmadığını düşünüyor. 20 yaşında Bonn Üniversitesine gitti. Critical Bible reading methods ilgisini çekti. Filoloji çalışmaya, eski uygarlıklar hakkında okumaya başladı.

Schopenhauer’ın “The World as Will and Power” kitabını bulur bir kitapçıda ve çok etkilenir. Schopenhauer ateistti ve pesimizmin de ötesinde inanışları vardı. Hiç doğulmaması en iyisi derdi. Fulfillment impossible hayatta diyor. "Not strive for happiness in order to avoid anxiety and trouble trying to achieve. Life is just a cycle of suffering."

Nietzsche bunları aynı kendi düşünceleri gibi görmüş.



24 yaşında filoloji profesörü olmuş
Tanrının olmadığı bir dünyada suffering ile nasıl baş edileceğine kafa yoruyor. Grek filozofları ve Wagner’den etkileniyor.
Birth of Tragedy’yi Wagner’le sohbetlerinden sonra yazıyor. Wagner - devrimci sanat teorisi.. Toplumu değiştirebilecek bir sanat. Greek Tragedy’yi beğeniyor.


Bonn University

Kitabı Apollo ve Dionysous tanrılarının karşıtlığını temel alıyor. Apollo logic’i sembolize ediyor. Dionysos feelings’i, kaotik ve kontrolsüz bir yapı. Niçe dominant intellectual tradition’a saldırıyor. Ortak görüş Individual hero kavramı. Oedipus. Acı çekerek yükselme. Niçe toplum içinde eriyip giden bireylerin beraber ekstasiye kapılarak canlanmasını canlandırdı. Rock concert gibi. Ecstatic collective experience. Opera 19.yyda rockmüzik gibiydi ve Wagner rock yıldızıydı adeta. Niçe collective experience ile toplumun değiştirebileceğini düşünüyor.

Wagner's theatre of music
Niçe “Ring” operasını salonda dinlediğinde hayalindeki canlılıktan eser bulamadı seyircilerde. Kasıntı zenginler, aristokratlar vardı. Wagner sıradan bir şöhret gibiydi. Toplumu coşturucu bir durum yoktu. Hayal kırıklığı.


Petty responsibilities of academic life was suffocating his own creative genius in Basel Switzerland. Üniversiteki ders anlatışını greatest curse of my life olarak tanımladı. Baselophobia geliştirdi. Özgür olmak istiyordu. “The key to life is to live dangerously”
Ders verdiği salon

1879’da profesörlükten istifa etti.Basel’i terk etti. Sağlığı kötüleşti. Mide ağrıları ve körleştirici baş ağrıları var. Babası gibi sonlanmaktan korkuyor. Bunlarında etkisi var istifasında.

Yolculuk etmeye, otellerde kalmaya başladı. Aklı başında değerlendirilen geri kalan yaşamını in a state of nomadic solitude içinde geçirdi. Gittikçe yalnızlaşıyordu.

Hastalığı yüzünden sadece 20 dakika aralıksız yazabiliyordu. Yazıları bu yüzden kısa kısa ve aforizmalarla ilerler.

1881’de İsviçre Alplerinde bir kasaba tavsiye edilmişti oraya gitti. Sils Maria. Gider gitmez bayıldı. Yürüyüşlere çıktı. Göl boyunca.

Eternal recurrence of the same fikri. Hatalarını kucakla, ustalaşma yolunda onları sev gibi
“Suffering wasn’t something that u have to be redeemed from as christianity told, or avoided at all costs as Schopenhauer argued. It should be embraced and mastered to overcome it.” What doesn’t kill you makes u stronger fikrinin alt yapısı.






Yürüyüş yaptığı göl kenarı

1882’de aşık olduğu bir kadınla izolasyondan çıkmaya niyetleniyor. Lucerne’de. Rus asıllı bir kadın: Lou Salome. Lou evliliğe inanmayan özgürlüğüne düşkün sıradışı bir kadın. Lion Garden denilen merkezdeki alanda teklif ediyor Niçe. Ama reddediliyor. 





Lion Garden

Holy Trinity

Lou Salome


Yıkılıyor. Sils Maria’ya dönüyor. Annesi de babanı utandırıyorsun diyor. Kitapları satmıyor. Sağlığı kötü.

“I’m exerting every ounce of self mastery. I am lost” diye yazar bu dönemde. İntihar fikirleri.

İşte bu psikolojide Thus Spoke Zarathustra’yı yazdı. About self-overcoming. Ubermensch. Zarathustra daha öncede ilham kaynağı olm uş yazarlara. İncil'de geçem gizemli bir karakter. İki kitabını dağdaki bir guesthouse’da yazar.

Ubermench: Someone who is no longer reliant on external goals. Kendi orjinal hedefleri olan insan. Suffering Nietzsche’ye göre dağa çıkmak değil. 15 gün sürünerek zorluklar içinde zirveye varmak. Helikopterle tepeden inmek değil mesela. Overcoming obstacles is part of happiness as well.
Nietzche never fell in love again.


Guesthouse



Avrupada yolculuklara devam etti. Beyond Good and Evil’ı yazmaya başladı. Kimse basmadı. Kendi para verdi. Kimse beğenmedi çıkınca.

Herd Happiness, slave morality

Bunlar genius’ların önünü kesiyor diye düşünüyor.
Bireysel olarak kendi yolumuzda gitmeliyiz çünkü uygarlığı bireyler yükseltecek, compassion’ı overrated buluyor.

Yeni bir moral sistemini şart görüyor.




1888 – Turin’e taşındı. Verimli son günlerinde kadar burada kalır. Yılda 4 kitap yazdı. Italia
Megalomanyak fikirleri var. İnsanlığı yol ayrımına götürecek fikirleri olduğuna inanıyor. Çıplak geziyor odasında ve deli gibi piyano çalıyor bazen.

Bir gün Turin piatza’sında atını kırbaçlayan birini görüyor. Hayvana göz yaşları içinde sarılarak yere düşer. Şefkati eleştiren bir adamın son aklı başında anı.

7 gün sonra Baselde bir sanatoryuma kapatılır. Asla düzelmez. 1900’de ölene kadar bir şey yazmadı.
1897’de kızkardeşi Elizabeth’in evine getirildi. İnsanları davet edip halini gösterirmiş.

The Will to Power kitabının notları kalmış. Tamamlayamamış. Müzesinde.
Reevaluation of all values başlığı var mesela.

Nietzsche Darwin’i küçümsüyor. Sadece türün devamı için yaşamayı aşağı görüyor. Büyük şeyler başarmayı hedefleyenler çocuk yapmayabilir mesela. Bedelleri olacak diyor.
Dog days of his life




Nietzsche’nin will to power defterlerini yayınlamak için çalışıyor Elizabeth ölümünden sonra. Elizabeth bir Nazi destekçisi. Editörlerin çoğunu reddediyor, istediği gibi bir iş çıksın diye çalışıyor ve yazılanları manipüle ediyor. 1934’de Hitler ziyaret ediyor müze evi. Ona abisinin walking stick’ini veriyor. Promosyonda çok başarılı.


1934’de Nazi toplantısı var. Propaganda filmi yapılıyor buradan ve Triumph of the Will deniyor adına. Hitler uçakla meydana iniyor ve yeni bir ahlaki sistem öneriyor. Nietzche’yi uyarlıyorlar.

Oysa adam antisemitizme karşıymış. Will to power insanın potansiyellerinin hakkını vermesiyle ilgili.  He believed that a chaos of cultural preferences would fill the void, a mess, an overload of personal choices,. Pernicious for Nietzsche because they perpetuated the empty values of the herd that he so despised.

He defined them as ones who were bought to the religion of comfortableness
The “last men” are Nietzche’s greatest fear

Dengesini iyice kaybetmeden bu son döneminde söylemiş aşağıdaki meşhur lafını:
“If u stare long enough into the abyss, the abyss will stare back at u”







4 Nisan 2017 Salı

Yaşar Nuri Öztürk - Ceviz Kabuğu Şubat 2016


YAŞAR NURİ ÖZTÜRK – HULKİ CEVİZOĞLU (27 ŞUBAT 2016)
Son programlarından. Eski dostların takdir-i ilahinin yaklaştığını hissederek yaptığı son bir buluşmaya has hüzünlü bir hava vardı. Bazı anlarda ben bile fena oldum seyrederken. Bu açıdan ilginç ve tarihi bir program. Allah rahmet eylesin Yaşar hocamıza. İnanılmaz işler yaptı.

NOTLAR
Hastalanınca sitem etmiş hep benimle uğraşıyorsun diye Allah'a. Bu Allah'ı sevenlerde vardır. Sevginin tezahürüdür zaten diyor.

Yarab bu uğursuz gecenin yok mu sabahı
Mahşerdemi yoksa biçarelerin felahı
Nur istiyoruz sen bize yangın veriyorsun
Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun
Mehmet Akif Ersoy

Tasavvufta buna naz makamı ya da şathiyat denir.

"Cennet, ölünce gidilecek yer değil, hakça yaşadıktan sonra gidilecek yerdir."

Seyri Süluk – tasavvufta çile tamamlama
Çile – kırk demektir zaten
Kuşadalı: Çile bitmez, şekil değiştirir

Kuran Penceresinden Özgürlük ve İsyan
Che’ye ithaf
"Özgürlük dünyanın en değerli hasleti ama bedel ödemek lazım isyan ederek." 

Furkan30
"Ümmetim Kuran'a sarılmış gözüküyor ama aslında mehcur tutuyor." Dışlanmış. 

"Kitap baş üstünde, hükümleri ayaklar altında"
Yaşar Nuri Öztürk

Sadaka – kamunun yararına faydalı olmak anlamındadır diyor.
Dindarlık Kuran'da takvadır. Kimde olduğunu sadece Allah bilir.

"Allah ile aldatanları artık tarihin diyalektiği çözecek zaten o da Allahtır"

"Artık sükut orucuna (kurani bir tabir) geçiyorum, kurana iltica ediyorum"

İsyan ve asa aynı kökten gelir. Musa’nın asası.
Bu anlamdadır biraz da.

Enel Hak haykırışları (Allah siz zalimler değil, benim anlamındadır)

Muhammed İkbal: "Kuranın saniyelerinde asırlar saklıdır."

Nietzsche: "Yaşadığı zamanın kararlarına açıkça karşı çıkan dürüsttür"

Tecdit – yenileme – reconstruction
Reform yerine bunu kullanıyor. Martin Luther gibi.

İki cilt Tecdit kitabı çıkacak bu yıl dedi. Yazılmış. Matbaaya verilmeyi bekliyormuş. Halaçıkmadı. Umarım çocukları notlarını toparlayabilir.

Tecdit ve reform, müceddit ve reformist ...
İslâm düşüncesinde yapısal bir unsur olarak dinle hayat arasındaki irtibatı canlandırmayı ifade eden terim.

Atatürk serbest cumhuriyet fırkasını kurup parti programını dağıtır ve: “Beğenmediğiniz yerleri düzelteyim” der. Demokratlık.

Mütefekkir

“Geçmişin tehlikelerinden biri esir olmaktı, geleceğin tehlikelerinden biri robot olmaktır”
Erich Fromm

Coşku – joie (Fr) – arapça neşat derlermiş.
Yaşama, yaratma coşkusu.

Fekul nadrib bi asakel hacer “Asanla taşa vur”. Ayağa kalk, diren anlamında.
Hacer – Petra (lat.)= taş. (Bakara 60)

Asa – a ları uzatmadan okuyor

2 Nisan 2017 Pazar

Doğa'daki Ortaklıklar - Nature's Perfect Partners


BBC NATURE’S PERFECT PARTNERS (2016)

İşbirliğine giderek yaşam kalitesini arttıran, hatta sağ kalma şansını yükselten canlıların hikayesi. Yardımlaşmanın sadece aynı tür içinde gerçekleşmediğine, türler-ötesi bir kavram olduğuna şahitlik eden başarılı bir belgesel. Mutualizm kataloğu gibi. İçerik zengin, örnekler çeşitli.  

NOTLAR



CLEANERS
Madagascar tortoise – Finches nibbling away their dirt and grump

Finches 


,
Barbels nibbling away all the hippo’s unwanted guests, both over the skin and inside the oral cavity. They even the droppings of hippos.

Aquatic curmudgeons



Barbels 
Wrasse – temizleyici balıklar
Jack balıkları yeterince wrasse bulamayınca suicidal bir harekette bulunuyor.
Silver tip sharkın çene altına tutunuyorlar. These sharks have skins like sandpaper.
Bumping into their flanks, helps scrape off unwanted parasites. And the shark exfoliates its skin. Scratch my back, I scratch yours. Mobile loofah gibi kullanıyorlar sürü halinde shark’ı. Dikkatli olmalaları lazım yiyebilir de shark.

Wrasse, renkli olan

Jack fish



Lions can be short-tempered
Lizards aslanın üzerine konan sinekleri aslanın üstüne çıkarak avlamaya çalışır.
Lava lizards of the Galapagos sea lion’lara aynı şekilde yardım eder.




HOUSE PARTNERS
Coral reefs
Oddest partners
Goby fish, shrimp içinde kalıyor.

Shrimp makes better homes while it is almost entirely blind. Shrimp yarıktan çıkınca antenlerinden birini sürekli goby fish’e dokundurur (görme yetisi süper) ve o kaçtığı anda hissedip düşman geldiğini anlar ve kendi de kaçar. Evini kullandırır karşılığında. Shrimp etraftan algae toplar bu arada.
Landlord and lodger






Algae – Sloth ortaklığı
Algae helps the sloth to blend in with its green surroundings
Bu algae de moth’ları çeker çünkü algae severler. Haftada bir sloth dışkılamak için ağaçtan indiğinde female moths atlayıp bu sıcak dışkıya yumurtalarını bırakırlar. Bazıları sonra yine slot’un tüylerine karışır. Etraflarına yapışmış sloth dışkısı da algae için gübre vazifesi görür ve right shade of green korunur.


Pearl fish and sea cucumber
Pearl fish, hidey hole arıyor.
Sea cucumber, a cumbersome oddball, serves it. Sucks sand from one end of its body and after absorbing the nutrients, extracts the waste from its other end. Like a walking colon.
Its like a beachcomber
Pearl fish buna arkadan giriyor.
Most sea predators don’t like sea cucumbers.
Güvenli bir yuva gibi yani. Ailesiyle birlikte bile kalıyor.

PARTNERING PLANTS
Some creatures pair up with plants instead of other animals.
Madagascar
Giant baobab tree is regularly pollinated by the giant hawk moth
Mouse lemur, one of the worlds smallest primates
Baobab’ın sweet nektarını içer, Şekerli. Enerjili. Moth’ları da yer. Kötü gibi gözükse de moth’lar debelenirken tüyleri polenle kaplanır. Ağaçtan ağaca bunları taşır. His fur dusts with polen.
Knock-on benefits

Mouse lemur,



Sundarbans, southasia, largest tidal mangrove forest and also a tiger reserve.
Mangroves are the only tree that can exist in the salty water. They have roots sticking up like snorkels sucking in oxygen, as they can not get enough out of the thick mud.
Crabs can only be seen during low tide. All kinds of crabs make their homes here. Undergound tunnels making a labyrinth. Bu tüneller low tide’da çamura hava çeker. Ayrıca crab hayatı ağaçları nourish eder. Bakteri zengini çamuru azota dönüştürürler.
Yapraklar ağacın kendi fertilizer’larıdır. Fresh seawater comes in with the tide and dilutes the salty remains. Leaf eaters.
Böylece tiger’ların sağ kalmasında crab’in de payı var diyor.

tidal mangrove forest


Crabs 
SECURITY PARTNERS
Normally, tarantula eats the toad but spider’s egg sacs are infested with insects and toad bunları yer. Karşılığında dokunmaz ve screech owl’dan korur. Kalkan olur ve vücudundaki tüyler ok gibi olduğundan caydırıcı etkisi olur.
Pest control

Toad under tarantula cleaningthe egg sac



Coral Reef – thriving metropolis of the ocean
Clown fish
Sea anemone armed with paralyzing stings
Clown fish anemone stings arasında dolaşırken bir mukus salgılayarak batmalarını engeller.
In return, the constant movement of the fish helps oxygenate the sea anemone. A perfect reciprocal arrangement.

Clown fish


Burrowing owl
Prairie dogs – underground tunnels built by prairie dogs
Owls buraları tercih eder ve onların predatorlara karşı bekçilik sistemlerinden faydalanır çocuklarını büyütürken.
Resmen ayağa kalkıp gözetliyorlar etrafı




Prairie dogs


SNEAKY PARTNERS

Capuchin monkeys living in extreme conditions in Brazil. Resourceful. Kuyruğuyla su içer.
Yellow rat snake gelince hepsi birden gürültü çıkarıp uzaklaştırmaya çalışıyorlar
Punare (punarey) isminde bir Brasilian rodent var. İkisi de yiyor bunu.
Yılanın ağzında taşıdığı punare’yı çalmaya çalışıyor punara’nın kuyruğundan çekerek


Punare


Capuchin monkeys
Cowbirds
Sneaky scroungling
The movement of bisons stir hundreds of insects and they eat.
A good bison roll in the dust offers a good meal to these birds.
They scrounge from these big beasts
Bisons da köpekler gibi sırtını yerde kaşıyor
Bizonlarla beraber göç ettikleri için gittiklerinde yavruları bakımsız kalmasın diye çünkü yanlarında kalamıyorlar Bu kuşlar ayrıca başka kuşların yuvasına yumurtluyorlar ve yavrularına o kuşlar bakıyor.


Cowbirds


Arctic icy forests
Two cunning scroungers
Raven directs the wolverine to the moose carcass because the carcass needs to be pulled out of the snow. O yemeyi bitirene kadar bekler, sonra kendi karnını doyurur raven.
Wolverine cautious bir hayvan. Sürekli durup etrafına bakıyor.



wolverine
FAMILY PARTNERS
Filler hortumlarıyla yavruları suya itiyorlar zorluk çekerlerse.
Social bonds strong
A herd ofmothers with calves
Slippery mud pan’den geçerken anneler yardım ediyor calf’lara. Grand mother’da yardımcı oluyor. Tecrübesiz anneler zor geçiş yolları seçebiliyor. Mesela bir yüksekliği aşmakta zorlanırsa küçükler, tüm sürü yardıma geliyor.



African desert
Ants – like a highly disciplined army
Silver ants have special skins that reflect light and help them to survive the scorching sun.
Heat stroke böcekleri de etkiler.
Ama silver ants de birkaç dakikadan fazla kalamıyor güneş altında herşeye rağmen.
53 derece
Bacakları ve antler leri kopartıp ayırınca kenara, bedeni daha kolay ve hızlı götürme şansları var yuvalarına.



Killer whale pod
They flip their tails in unison, creating a wave and cracking the ice with a seal or penguin taking shelter on it.Arada yüzeye çıkıp duruma bakıyorlar.
Weddell seal or crab eater seal. Weddel seal daha uysal.
Killer whales like the weddell seal better
Kuyruğundan yakalarlar, çeneleri güçlü olduğu için önden yaklaşmazlar seal’i düşürdükten sonra.
Side swipes underwater turbulence ve kabarcık yaratıyor. Suya düştükten sonra bu taktiği kullanırlar.
Floe – küçük buz yüzeyi denizdeki


Killer whale 


PEOPLE PARTNERS
Balıkçılar su murky olduğu için nereye ağ atacaklarını anlayamıyor, bottlenose dolphinlere bakarak saptıyorlar. Dolphin dive’In vigor ve direction’Indan balıkçılar artık shoaln ne tarafa gittiğini ve ne kadar büyüklükte olduğunu anlayabiliyormuş.
Nets mullet fish’İ şaşırtır ve dolphin’İn yakalaması kolaylaşır.


Honeyguide bird
East Africa
Since 17th century
Honeyguide bird
İnsanları çağırır çünkü kovan bulur ama kendi başına bala erişemez.. masaileri çağırır.
Hedefe yaklaştıkça call değişir.
Ona da payını veriyorlar.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...