2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Tourette ve Diğer Hastalıklarda Tuhaf Davranışlar


STRANGE BEHAVIORS – TOURETTE AND OTHER DISORDERS (2012)
National Geographic'in 2002 yılından beri devam ettirdiği Taboo serisinde çeşitli sebepelrle sergilenen farklı davranışlar ve bunların toplumda algılanışları inceleniyor. S9E2'de (2012) hastalık kaynaklı olan tuhaf sosyal davranışlardan birkaçına değinilmiş. Tourette, otizm ve trikotilomani konu olarak seçilmiş. Diğer bölümlere de bakma isteği uyandırıyor. Bilgilendirici.



Tourette
People cant inhibit vocalization, mannerism. Ticks. Physical and verbal ticks. Şiddetlenebilir yaşlandıkça. Negative ticks. Bazen karısına durmadan whore whore whore diyor mesela.
A tic is defined as having an urge to do something, a repetitive action. It has to be completed for a feeling of relief.
Tourette’lilerin %10’undan çoğunda coprolalia var. Involuntary swearing. İstemsiz küfürbazlık. It’s a social disability.
Dopamin inhibitörü bir ilaç var ama uyurgezer oluyorsun bunu alınca. Enerji kalmıyor.
Aralarda normal konuşuyorlar ve farkındalar ama engelleyemiyorlar. 



Trichotillomania 
Hair-pulling condition, to the point of baldness. Saçlarını yolma.
Tingling feeling on the skull
Odasında yapıyor sadece. Çekiyor, kıvırıyor, koparıyor, Bite through ve tossing. Masaj yapıyormuş gibi kendini iyi hissediyor.
İnsanların fark etmesini istemiyor. Çoğu gibi puberte’de başlamış. Bethany. Öncesinde de yalnızlığı seven bir kız. Bir şeyle meşgul olduğunda daha az yapıyor. Sık sık ellerini yıkıyor. Dokunulmasından hoşlanmıyor. Uyumayı seviyor tek başına. Strese girdiğinde artıyor.
Arts and crafts may be a therapy to keep oneself busy. 


Narcolepsy
Ani uyku atakları. Olduğu yerde uyuyuveriyor.
Dee
Duş alamıyor, boğulma tehlikesi. Practically housebound. Karen’la birlikte yaşıyorlar. %100 dependent. Kask, dizlik falan takıyor birden düştüğünde yaralanmasın diye.
Hipotalamusta hücre kaybı. 18 saat uyuyor. Halüsinasyonlar görüyor ve korkuyor. Bazen erken uyanıyor bazen tüm gün uyuyabiliyor. 30 yıl sonra tanı konmuş. Ortalama 10 yıl alıyor tanı. O zamana kadar tembel ya da uykucu gözüyle bakılıyor.

Emotion sleep’i çağırıyor. Bilhassa happiness and humor. Duygulardan kaçıyor. Dolayısıyla diğer insanlardan uzaklaşıyor.

Dee aynı zamanda cataplexy sergiliyor. Düşmelerin sebebi bu. Cinsellik de olmuyor. Tedavisi yok ikisinin de.

Arasıra gezmeye Londra’ya gidiyorlar. Karen: “ Düşüp uyuduğunda çok az insan yardıma ihtiyaç var mı soruyor. Sarhoş falan zannediyorlar genelde.”
Autism
Larry
His behavior is most extreme when he is in new surroundings. Reacts.
Autism characterized by issues in 2 areas:
Social interaction, presence of repetitive behaviors or restricted interest, language
Facilitated communication var. Assisted typing with a computerized voice.
Many autistics are nonverbal. They communicate by pacing, pointing
They don pick up on social cues like other people’s facial expression or body language.
Larry 8 yaşında misunderstood and misdiagnosed. Hastaneye kapatılır. Resim yapar o zamandan beri. Mentally retarded demişler, şizofrenik, deli demişler.
20 yaşındayken his sister Sally kurtarmış akıl hastanesinden. Çok işkence görmüş orada.


Autism 2
Tracy Thresher
Otistik. Tek yaşıyor arasıra ailesini ziyaret ediyor. Onunla da çok alay etmişler. Yazmaya başlamadan kendi içinde hapis gibi. Having a voice freed him. There is a neurological difference with my body and movement. Müthiş bir sıkışmışlık. Birden konuşma kanalının kapalı olmasının akli yetileriyle bir ilgisi olmadığı anlaşılıyor. Tam bir hapis hali. Otizmin hep öyle kalacağı düşünülür. Ama müzik ve ritim tedavisinin faydası olur. İlerleme kaydedilebiliyor.

Larry ve Tracy hakkında ayrıca bir belgesel de yapılmış.

























12 Mayıs 2017 Cuma

William Golding'İn Rüyaları ve Hayatı (2012)


The Dreams of William Golding
Golding’in kızı Judy'nin babasının yayınlanmamış “Rüya Günlükleri”ni (Dream Diaries) yönetmen Adam Low ile paylaşmasıyla ortaya çıkmış. Ailesi, arkadaşları ve hayranlarıyla röportajlar. Golding’in yaşam hikayesi ve düşünceleri üzerine bir buçuk saatlik doyurucu bir belgesel.  

NOTLAR
Çocukluğu Marlborough’da (Marlboro sigarasının kökeni Marlborough'dur isim olarak) geçiyor.

“He was very strange in his relationship with reality“

“Right to the end of his life, he believed in the other.”

1950’lerde bir dizi romanla meşhur oldu.

The Inheritors – the finals days of the neanderthal man
Pincher Martin - A sailor marooned on a rock in the middle of Atlantic
Free Fall - A talented artist consumed by his own ruthless ambition
The Spire - The building of a spire on a mediaeval cathedral

Golding could not be alone at night, even with the light on.

Gece kimsenin olmadığı bir odaya girerse kapıyı gürültülü açarak “içeridekilerin” uyarıyı alarak dışarı çıkacağını düşünürmüş.


Free Fall (1959)
“I tell u something which may be of value, I believe it to be true and powerful, therefore dangerous, If u want something enough, u can always get it, provided u re willing to make the appropriate sacrifice, something, anything. But what u get is never quite what u thought. And sooner or later, the sacrifice is always regretted.”

İlk romanı 1954’de yayınlandı. 43 yaşındaydı. Salisbury’de Bishop Wordsworth’s School’da öğretmenlik yapıyordu. Sınıftayken bir iş verirmiş öğrencilere, o masasında yazılarıyla uğraşırmış.

“I’ve always been puzzled, and am still at his moment , I am in a state of confusion, between the imaginative world and the real world. It is perfectly true to say that I have, sometimes in my life, found that the imaginative world, had pushed the real world right out of the way, was literally more real.”  Golding


Çocuklarına Ballantyne’ın adalı romanlarını okurlarmış. Cannibal Island, Coral Island, Treasure Island. Eşine: “Çocuklar ıssız adaya düşse gerçekte neler olabileceği ile ilgili bir kitabın ilginç olabileceğini söyleyince “Birinci sınıf bir fikir. Bunu sen yazmalısın” cevabını alır.

Piggy’nin uçurumdan atılışı
“I’m not really adventurous socially.”

Eski uygarlıklara özellikle Yunan ve Roma’ya ilgisi var. Edebiyat dünyasındaki cliques ve claques’tan farklı hermit bir duruşu vardı. “

Babası fen öğretmeni Grammar school’da (İng.’de bizim Anadolu liseleri gibi bir okul tipi). Ateist. Zeki bir adam. Onu da ateist olarak büyütür. Annesi doğaüstü şeylere inanırmış.Caddenin bir ucunda Grammar school diğer ucunda daha iyi bir okul olan Marlborough college var. Lower middle class bir ailesi var. Bu sınıf ayrımına hep öfke duymuş, günlüklerinde yazmış.

 
“Either I can do nothing or I’m too frightened to do anything” Golding

“He had a great capacity for seeing wickedness in himself, and of course drawing on that wickedness, I think he used this  consciousness of what he might have done, to write his books. And perhaps in that way, he felt he was keeping this other person in its cage”. Kızı Judy

19 yaşında, Brasenose college, Oxford’a gitti. Kendi sınıfında Grammar school’dan gelen tek öğrenciydi. University Appointsments Commitee’ye mülakata gittiğinde pek centilmen olmadığı ve public school değil, day school’a uygun olduğu notu düşülmüş.

Eşi Ann ile ilk öğretmenlik yaptığı okulda left book club’da tanışıyorlar.

Oxford’a üniversiteye gittiğinde major mental breakdown yaşıyor oğlu David ve bir daha düzelmiyor. “Bende hep biyokimyasal bir problem olduğunu düşünmüşümdür” David Golding
Annem gebeyken German measles geçirmiş belki ondandır giyor


Golding oğlu doğduğu sıralarda savaşa denizci olarak gidiyor.

Wartime Diary yazmış.
Walcheren Landings savaşında bir geminin kaptanıymış. Kıyıdaki Almanları bombardımanlarken sivillerin bolaşltığıldığı söylenmiş ama yalanmış. Sonradan çok Suçluluk hissetti babam diyor. Siviller Hollandalı. Westkapelle.

İkinci dünya savaşı ve medeni görülen Almanların yaptığı korkunç işler herkesin içindeki salt şeytan üzerinde düşündürüyor.

“And in the middle of em, with filthy body, matted hair, and unwiped nose, Ralph wept for the end of innocence, the darkness of man’s heart, and the fall through the air of the true wise friend called Piggy…”  Lord of the Flies

Conch as a symbol – end of civilization


Savaştan sonra yine öğretmenliğe döndü aynı okulda. Wordsworth school. Lord of the flies’ın çoğu okuldayken yazılmış.

Manuscript of Lord of the flies
Biro – kırmızı düzeltme kalemi

1953’de romanı 9 tane yayıncıya gönderdi. Hepsi reddetti. Bu sefer Faber and Faber’a gönderdi. Prestijli bir firmaydı. TS Elliot yöneticileri arasında. Faber’de çalışan bir “professional reader” kitap için şu yorumu yapıyor ve yazıyor: “Time – The Future. Absurd and uninteresting fantasy about the explosion of an atom bomb on the colonies. A group of children who land in jungle countrynear New Guinea. Rubbish and dull. Pointless. “
En alta da “R” koyar. Rejected anlamında.


Yeni çalışmaya başlayan çaylak junior editor Charles Monteith’in yine de ilgisini çeker ve kopyayı çöpten kurtarıp eve götürür. Kopya son derece aşınmış, sararmış, eskimiş haldedir. Diğerlerini ikna eder ama Golding’den birçok değişiklik yapmasını ister.  

İlk kopyada dini öğeler ağır basıyor. Savaştan döndüğünde dine düşkün hale gelmiş. Monteith romandaki supernatural kısımların çıkarılması gerektiğini söylemiş. Sonunda seküler bir roman haline gelene dek tüm doğaüstü çıkarılır. No supernatural intervention at all.

Sık sık dua edermiş kilisede.
“Golding’s christianity was an odd one. There were various bits of Christianity he hated. “

“Crucifixion should never be depicted. Its a horror to be veiled” diyor.


Yayın sonrası yorumlar iyiymiş ama ekonomik açıdan öğretmenliği bırakamamış. Öğretmen arkadaşlarına sayfaları verir, kelimeleri saydırırmış.

Arkeolojiye meraklı. Kazı yerlerini falan ziyaret edermiş. İkinci romanı Inheritors, bir grup neanderthal’in homo sapiens ile karşılaşmasını ve kendi sonlarına yürüyüşlerini anlatıyor.

“He tries to enter the mind of a pre-mind creature.Dilleri yok ama ortak resimler hayal edebiliyorlar. Anlamadıklarında bir şeyi, resmi göremedim diyorlar.

1950’lerde yat almaya başladı. İlki seahorse isminde Bir lifeboat. Sonra modifiye ediyor bunu ve daha lüks hale getiriyor.


 Pincher kitabındaki tek protagonist daha da izole bir durumda. Gemisini düşman denizaltısı batırınca kayaya çıkıyor. Hallucinogenic account of physical isolation.

Kendi yorumu:
“Pincher Martin is not about a man who tries to survive by climbing on a rock, it is in fact about a man who dies on page 2, I made him die very deliberately on page 2, and the rest of the book is in fact about the man in purgatory. Because he is a very picked man, who has no kind of religious experience at all, he cant see the compassion of God. And all the time he is hanging on, he is greed and sheer wickedness. Unless finally he is nothing but claws clutched into each other. And that is still thre resisting this black lightning which is the compassion of God trying to opening them up. And really trying to take em away. Trying to take all the pincher structure  away…”

Asılma rüyaları görüyor. Korkunç rüyaları var.
Having a dream için “dream ego” ifadesini kullanıyor.
 Bir rüyasında infazcı babası. Bir başka rüyada babası asılmasını izliyor.

“He had enormous resources of self-loathing”
Ağır içermiş


Spire – fifth novel
About a medieval dean, Jocelyn, who has a vision which compels him to build a huge  steeple on top of his cathedral. The physical impossibility doesnt deter him. Sacrifices everything.

Salisbury Cathedral Spire ile ilgili. Sınıfın penceresinden gözükürmüş öğretmenken.

“13.yydaki olanaklarla nasıl insanlar bunu yapmış olabilir yazmak istedim” Golding
Tam da full time writer olmaya başladığı dönem.

“I still think its a good image almost of any human endeavour that it can never be wholly good, it must always have a cost  in people. “

“Jocelyn was a fanatic. We are in the presence of a religious fanaticism. We see what it can do. İt costs in suffering, death, and sorrow is immeasurable. “ Golding

“A leader losing track of his own humility.” Dean of Salisbury

Radyoda review dinlerken alaycı tavırlarını ailece dinliyorlar ve Golding bembeyaz odadan çıkıyor. Anne hiç olmadığı şekilde küfür ediyor heriflere. Sarsılmış bu olayla.

1959’da ABD’de paperback edition  yayınlandıktan sonra international bestseller olur ve teliften doğru dürüst para kazanmaya başlar. O zamana kadar sadece critical success.
O zamandan beri 40 milyon tane satmış.

Stephen King
Durham Maine’de yaşıyordum çocukken. Maine’de bookmobile servisi vardı. Mobilelibrary. Bir gün çocuklarla ilgili gerçekçi bir şeyler var mı demiş süren kadına. Kadında Lord of the Flies’I tavsiye eder ama kimseye söyleme, bu çocuklarla ilgili ama bir yetişkin kitabı demiş. King ilk kez gerçekten erkek çocuğu gibi hareket eden karakterlerle karşılaştım diyor. 60larda civil unrest in US. Nam savaşı. 60’larda cult status kazanıyor kitap. Ders gibi değil, hikaye olarak anlatırdı diyor.

Virginia Tiger, şimdi Prof of English, öğrenciyken ısrarla kitaplarını araştırdığını ve onunla röportaj yapmak istediğini söyler. Sonunda kabul ettirir.

Kızı ona bir açıdan aşık oldu babam diyor. Virginia sevgili değildik ama çok yakın arkadaş olduk diey cevap veriyor. Eşi kıskanıyor. Kötü davranıyor. Sonra uzun yıllar yazışıyorlar.

Bunaldıkça denize kaçmayı seviyor. 1966’da kazandığı paralarla lüks bir yat alıyor (Tenace). Yunanistan'a kadar gitmeyi planlıyor. Seferde büyük bir gemiyle kaza yaşıyorlar. Batıyor. Ölümden dönüyorlar. Anne hasta oluyor. Baba depresyona giriyor. Bir denizci için teknesini kaybetmesi utanç vericidir diyor kızı.  
   
Free Fall (1959)

1971’de günlüğünde “Yaşam artık dayanılmaz bir hal aldı” der. Çare olarak her zamanki gibi körkütük sarhoş olmayı seçiyor.

Tenace’ın batışından sonra 10 yıl başka roman yazmaz. Günlüğünde yazamıyorum diyor. Oğlunun mental illness da üzüyor.

Darkness Visible (1977)
Matty

İki romanımda saint karakteri yarattım diyor. Biri Matty diğeri Lord of the Flies’daki Simon.
Yangından fanatik dinci olarak kurtulan bir çocuk. Oğlu David de dine düşkün. Katolik. Onu yazdı diyorlar.


Kızına göre Golding delilik sınırlarına girip ilhamı alıp çıkıyor ama oğlu bu çıkışı gerçekleştiremiyor. Hayal güçleri birbirine benziyormuş

(1967) Tomorrow’s World
Bowerchalke’da köyden postaneye beraber yürürlermiş Lovelock’ı ilham alarak yarattığı
Gaia theory – Dünya kayasıyla bitkisiyle bulutuyla aslında tek bir canlı gibi.
Gaia ismini grek tanrıçasından ilhamla Golding koymuş.
Gaia Mater – Dünya/doğa Ana

“In the blazing poetry of the fact, we are the children of the stars” Tomorrow’s World

1983’de nobel aldı. Winston Churchill’den sonra (1953) alan ilk yazar.

Jüriden biri olumsuz oy verdiği ortaya çıkınca yine kırılıyor. Düşmanlıkları, olumsuz bakışları sezen hassas bir adam.


(1980) Rites of Passage
First of a trilogy of novels (Rites of Passage, Fire Down Below, Close Quarters)
Chronicles a voyage from England to Australia
Early 19th century
Class, myth, border between reality and unreality, and man’s capacity for inhumanity
1 sene sürüyormuş yolculuk.
Benedict Cumberbatch

Damadı toplum içinde rezil olmayı anlatmayı severdi diyor.

Class system’a karşı olmasına karşın, şövalyeliği çok istemiş ve almış.

70’li yaşlardayken Cornwall’a taşınırlar. Tullimar isimli bir Georgian ev alırlar. Deniz kenarında.



Nigel Williams’ın tiyatro uyarlaması var. Aslında İngiliz demokrasisinin kırılganlığı var dı Lord of the Flies’da diye yorumluyorlar.

“İnsanlar erişemesin diye Cornwall’a geldik” dermiş.

“We have a disharmony in our natures. We cannot live together without injuring each other." Golding


“İnsan bir physical bir de spiritual yaşama sahip. Hayat bunların bir karışımı.” Golding 




























Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...