Şarkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şarkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2019 Cumartesi

"Rocky V" filminden Elton John'un "Measure of a Man" Şarkısının Çevirisi


Rocky serisinin hayatımdaki yeri ayrı. Basit bir boks ya da spor filminden çok daha fazlası benim için. Yaşamla mücadelenin somutlaşmış hali gibi biraz. Çok saygı duyduğum ve örnek aldığım bir karakter oldu çocukluğumdan beri.

Serinin filmleri arasında “Rocky V” en az sevileni gibidir. Ama benim için değil. Oradaki yanlış seçimler ve sonrasında gelen hayal kırıklığının hikayenin geneline yakıştığını düşünürüm. Umursamam eleştirenleri.

Tüm Rocky filmlerinde müziklerin yeri ayrıdır. Rocky 5’in sonunda da bir Elton John sürprizi karşılar izleyiciyi. Rocky I’den başlayarak akan siyah beyaz fotoğraflar eşliğinde nefis ve anlamlı bir şarkı dinlersiniz.

İşte o şarkıyı yıllar önce çevirmişim, sonra notlar arasında unutulup gitmiş. Başka bir yerde kullanacağımı sanmam, dolayısıyla burada değerlendirmek istedim. Serbest bir çeviri olduğunu not düşeyim, makine gibi bire bir çeviriyi sevmem şarkı ve şiirde. 



Yara bere içinde ellerinle baş başa
Kırık kalbin sertleşmiş, sanki bir kaya
Geride kaldı artık o zafer günleri
Gün gelir devrilir herkesin kaleleri
Dalgalar durmadan değiştirir
Sahildeki kumların şeklini

Zaman aldatır
Mekan yanıltır
Kim olduğun
Yüzünde saklıdır

Daracık montun,
eldivenlerin gibi sarmalamış seni
Sevmeyi öğrendiğin 
leş sokaklardasın eskisi gibi
Hoşgeldin benim canım dostum
gerisin geri 
Cehenneme gidip gelmiş gibisin
Ama atlattın o günleri
  
Yaşama döndün, başladığın yerdesin
Kalbine kulak ver ve dinle
Kim olduğunu fısıldayacak sana sessizce

Gözlerdeki ateş, ellerdeki çizgiler
Farkına vardıkların
Bir zamanlar kaçtıkların
Kim olduğunu anlatır tüm yaşadıkların

Başladığın yerdesin, yuvana hoş geldin
Ne para ne de şampiyonluk var şimdi
Hiç ayrılmadın aslında sen buradan
Önce kaybetmeliydin,
galip çıkabilmek için onca kavgadan
Gücün yettikçe  
Ayakta kalmaya devam

Artık sevebilirsin,
Artık kaybedebilirsin
Artık seçebilirsin
Kim olduğunu gösterebilirsin











Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

1 Haziran 2017 Perşembe

Secret Life of Roses - Rosanne Cash


Yıllar önce Transatlantic Sessions serisinde dinleyip vurulduğum bir parça. Beste büyük usta Phil Cunningham. Sözler ve söyleyen Rosanne Cash. Evet, efsane Johnny Cash'in kızı. Unrequited love, karşılıksız aşkı düşünerek yazdığını söylüyor Rosanne Cash. Bir kayıp sonrası ya da longing hali olarak tanımlıyor hissiyatı ama dinleyen kendi durumuna uyarlar tabii her eserde olduğu gibi.
Bu da sözlerin minik bir özet çevirisi:

Phil Cunningham

Karanlıkta saklı bir aydınlık sanki
Susmuş bir kuştaki güzellik gibi
Güneşinden uzakta açan güller 
Gözyaşları hiç dinmeyen bir ümit
Ve sözlerin ardında saklı o gerçek
Beklemekten hiç vazgeçmeyecek 










SÖZLER
The Secret Life of Roses Tune: Phil Cunningham Words: Roseanne Cash

If you travel far or tarry long, 
away from love and refuge
If you’ve lost your way 
from right to wrong –
still my heart is true

If the seven seas rise up between
and you sail to distant wonders
 I will wait upon some foreign shore
and live on dreams of love.

Of all the things I never said,
and all the hope inside me
I am still the keeper of the flame
 that will not be denied –

There is beauty in the silent bird,
there is light where none can see it,
There is truth where no-one says a word,
there is love for you and me.

And the secret life of roses
that bloomed out of the sun
Is like the love that I keep for you –
it never will be done

And the stars we wish on up in the sky –
they fade into the night
But my love will grow
where no-one knows

Like a rose’s secret life. 

https://www.youtube.com/watch?v=bgdSt8D93pw


Issızlığın Ortasında - Moğollar


Bir düş gördüm geçenlerde
Görmez olsaydım ah olsaydım
İçime şeytan girdi sandım
Keşke hiç uyumasaydım 

İşte böyle başlıyordu Issızlığın Ortasında şarkısı. Büyük usta Cahit Berkay’ın efsane Moğollar grubuyla imza attığı bu şarkıyı ilk kez TRT 1’de dinlediğimde tüylerimin diken diken olduğunu hala unutmam. Ne siyasetle ne de ülkesinin karanlığıyla henüz buluşmamış bir genç olarak çakılıp kalmıştım ekranın karşısında.


Türkiye olarak Sivas Katliamında diri diri yakılan insanların faillerine bugün Gülen Cemaatini cezalandırmakta gösterilen istekliliğin binde birini ne devlet ne millet olarak gösterememişsek, bugün Gülen Cemaatiyle AKP arasındaki savaşın ortasında çocuklarımızın heba olmasına üzülmeye müstahak olmaz mıyız? Mahkemeleri sakız gibi uzatıp sulandırarak böyle bir vahşeti cezalandırmamak için her türlü manevrayı yapan Türkiye’nin bugünkü karanlığa attığı en süslü davetiyelerden birisi o günlerdeki tavrıydı.


Birdenbire
Ateş ve duman
Feryad-ı figan
Sanki elele
Geliyor habire
Üstümüze, üstümüze 


Bugün feryat figan ediyoruz. Her yer ateş, her yer duman. Karşımızda amansız bir düşman. O ateş 1993’te harlandı. O günlerde belli kesimler haricinde gündelik hayatımızın ne kadarında bu katliamı düşündük? Kendimi hatırlıyorum. Metallica’nın albümü çıktı mı çıkmadı mı gibi konular daha çok yer kaplıyordu küçük gündemimde. Bir gencin bunlarla ilgilenmesi de doğaldı aslında ama böyle bir katliamı, böyle bir insanlık suçunu ihmal etmemek kaydıyla. Biz ettik. Ülkece yeterince ilgilenmedik. Tepki göstermedik. Cezalandırmadık. Yazık dedik, Allah rahmet eylesin dedik. Geçtik gittik. Aslında ateşi akladık biz o günlerde. Bugünkü ak cehennemin odunlarını attık.  


Çığlık kalleş
Sessizlik mi dost
Ateş ve duman
Hain düşman
Issızlığın ortasında
Issızlığın ortasında 

O çığlıkların yankısıdır bugün yanı başımızda duyduklarımız. O ateş, o duman Sivas'tan koptu geldi. Bugünkü yangının öncü kıvılcımıydı o ateş. Söndüremedik. Geçiştirdik. Bugün evrensel insan hakları ve hukuk normlarından uzaklaşmamız biraz da bundandır. Biraz da bundandır bayramlarımızı bile kaptırmamız. Bundandır televizyonlarında küfürlerine meze olmamız. Bundandır çocuğumuzu kaydedecek okul bulamayışımız. Bundandır işsiz kalışımız. Bundandır gençlerimizi “kurban” verip "şehit" diye ağlamamız. Umursamaz bir sessizliğin faturasıdır bugün yaşamımızı çığlıkların doldurması. Yaşamak için akla karayı seçtiğimiz bugünlere böyle geldik. 

Biraz da bundandır bugün “ıssızlığın ortasında” kalmamız

https://www.youtube.com/watch?v=btafzpG7vdY




7 Nisan 2017 Cuma

Downtown - Petula Clark

Yalnızken fazla sıkılmam, hatta tercihim yalnız kalmak diyebilirim. Ama insan ara sıra da olsa sosyalleşmeye ihtiyaç duyuyor. İşte böyle sıkıntılı dönemlerde Petula Clark kent merkezine gidip bir tur atmayı öneriyor. Aslında anlaşılabilir tabii, depresif insan kendi başına kaldığında iyice dibe vurur genelde. Ama pek benim tarzım değil dipteyken insan içine karışmak. Tam tersine neşeliyken insanlara yakın hissediyorum kendimi. Cadde arşınlamayı ise hiç sevmem. Biraz tüketime teşvik kokusu da almıyor değilim bu çağrılardan. Herşeye rağmen bu şarkıyı bilmem kaç yüzüncü defa dinlesem bile nedense kendimi iyi hissettiğimi söyleyebilirim. Bir büyük psikiyatr vardı. Carlinberg. Şimdikilerin çoğu gibi ilaç otomatı değildi. Depresyon çok şiddetli olmadıkça asla ilaç kullanmaz, hastalarının kendilerini en iyi hisssettiği müzikleri, filmleri, dizileri öğrenip bunları ilaç yazar gibi kullanmalarını isterdi. Sabah, öğlen yemekten önce, akşam yemekten sonra bir doz “Downtown” gibi. Hastalarının çoğunda gelişme kaydetti ama akademik çevrelerin şimşeklerini de üzerine çekti kaçınılmaz olarak. Bu da ayrı bir hikaye.

Şarkının bestecisi Tony Hatch. Stoke City’nin "We’ll be with You” marşının ve tanınmış soap operaların jeneriklerine de imza atmış. Şarkı 1964 Kasım ayında İngiltere’de iki numaraya kadar çıkar ama Beatles’ın “I feel Fine” şarkısını tahtından indiremez. Esas başarısını ise beklenmedik şekilde Amerika’da gösterir. Billboard Hot 100’de 1 numaraya oturur. Onu tahtından indiren “You’ve Lost that Lovely Feeling” gibi bir muhteşem şarkı olur. Resmi olarak Amerika’da listelerde 1 numaraya çıkan ikinci İngiliz kadın şarkıcıdır. Ayrıca bir milyon satarak Amerika’da ilk altın plak kazanan İngiliz de yine Petula Clark’tır.

Petula Clark eşi Fransız olduğu için iki dilde de şarkı söyleyebilen bir şarkıcı. Çocukluğunda meşhur olanlardan ve İngiltere’nin Shirley MacLaine’i derlermiş. Amerika’daki esas şöhretini perçinleyen ise ABD televizyonlarında ilk kez beyaz bir kadınla siyah bir erkeğin (Harry Belafonte) birbirine dokunduğunun gözükmesi oluyor. Programın sponsoru Chrysler Corporation ve NBC kanalı rahatsız olup tekrar çekmek istiyor ama Petula ile eşi reddediyor. World Inc. bir kez daha sahnede...

Bu kadar gevezelikten sonra biz de şimdi her depresyona deva olan bu şarkıyı hatırlayalım. Özet bir tercümesiyle beraber şifa niyetine Petula Clark’tan geliyor: Downtown

Sıkma canını yalnız başına boş yere
Kalk git hemen ışıkların hiç sönmediği yere
Dertlerini boşa, tasanı salla, kimseyi takma 
Durma, koş o aydınlık meydanlara


DOWNTOWN
When you're alone, and life is making you lonely
You can always go
Downtown
When you've got worries, all the noise and the hurry
Seems to help, I know
Downtown
Just listen to the music of the traffic in the city
Linger on the sidewalk where the neon signs are pretty
How can you lose?
The lights are much brighter there
You can forget all your troubles, forget all your cares
So go downtown, things'll be great when you're
Downtown, no finer place for sure
Downtown everything's waiting for you

Downtown

Don't hang around and let your problems surround you
There are movie shows
Downtown
Maybe you know some little places to go to
Where they never close
Downtown
Just listen to the rhythm of a gentle bossa nova
You'll be dancing with him too before the night is over
Happy again

The lights are much brighter there
You can forget all your troubles, forget all your cares
So go downtown, where all the lights are bright
Downtown, waiting for you tonight
Downtown, you're gonna be alright now

Downtown, downtown
Downtown
Downtown
And you may find somebody kind to help and understand you
Someone who is just like you and needs a gentle hand to
Guide them along

So maybe I'll see you there
We can forget all our troubles, forget all our cares
So go downtown, things'll be great when you're
Downtown, don't wait a minute for
Downtown, everything's waiting for you

Downtown, downtown, downtown, downtown
Downtown, downtown, downtown, downtown, downtown, downtown   
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...