Gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gündem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2018 Çarşamba

Ya Bir Putin Çıkaracağız Ya da…


Geçen hafta yabancı bir radyo kanalında Cumhuriyet Türkiye'siyle ilgili bir program dinledim. Konukların hepsi Türk’tü. Bir tanesi Cumhuriyet’in toplumun alıştığı kültürü yasakladığından  bahsetti durdu. Alfabenin değiştirilmesine takılmış kadın.  Bir anda dünyamız yıkıldıya getirdi. Vah yazık…Osmanlı halkı kütüphanelerden çıkmıyordu oysa, Latin alfabesine dönünce cahil kaldılar bir anda. Gülünç olsa iyi, kötü niyetli bir yaklaşım. Okuma yazma oranı %3’lerde olan Ortaçağ kalıntısı bir "reaya"dan bahsettiğinin farkında değil. Belli ki kültür devriminden  hiçbir şey anlamamış ve bugünkü konforlu çağın prensipleriyle geçmişin mecburiyetlerini yargılamaya ve kişisel çıkarları yönünde olan biteni yorumlamaya devam edecek yurt dışından. Orhan Pamuk açtı bu yolu. Bugünün canavarları önünde sus pus olup, geçmişe dönük sahte kahraman pozları vermek iyice değer kazandı sayesinde  Ülke son yıllarda baskı altında inim inim inlerken siz hiç Orhan Pamuk’tan doğru dürüst bir protesto duydunuz mu? Neyse bakın buradan nereye geleceğim. Daha geçen gün Rus lider Putin ülkesinde arkasından alçakça sövdükleri bir dehanın hakkını milyonların önünde teslim etti.

Olay şöyle gelişti. Putin 2018 yılına dair gazetecilerin sorularını cevaplarken Türk kökenli olduğu belli Fuat Safarov isimli bir gazeteci bence yersiz bir şekilde Atatürk’ü ve bugünkü Rusya-Türkiye ilişkilerini sordu. Ne gerek var ki böyle bir oturumda Atatürk'ü sormaya. Neyse, Putin bir kere daha ne kadar değerli bir devlet adamı ve mevcutlar içinde “dünya lideri” olabilecek vasıftaki tek kişi olduğunu cevabıyla gösterdi.


Fuad Safarov:
фуад сафаров, эксперт по турции пожалуйста (информацию портал вести)
уважаем владимирович, недавно турция отметила основательно турецкой республика мустафы кемаля ататюрка хотелось бы узнать ваши отношения личности ататюрка как вы а те ну это его историческую роль мировой политики если вспомнить ататюрка сегодня как развивается российская туристка отношения позвольте второй вопрос 1 достаточно атаки

Putin'in cevabı:
"безусловно выдающийся деятель турецкой истории он вписал  очень яркую страницу в сохранении и восстановлении турецкой государственности очень многое для этого сделал и был большим другом в россии мы это хорошо знаем сотрудничал с  россии работал вместе с ней и мы это очень ценим ататюрк создал современное турецкое государство заложил и его базисной основу и вот так я к этому отношусь”

Putin kısaca Atatürk’ün hakkını teslim edip ne kadar değer verdiklerinden ve modern Türkiye'nin temelini attığından  bahsedip bugünkü ilişkiler için “idare ediyoruz işte” nevinden bir cevap veriyor.

Şimdi 2015 yılına götüreceğim sizi. Rusya’da yine yıl sonu yapılan geleneksel soru-cevap seansı. Aynı toplantı yani. Yine soru Türkiye-Rusya ilişkileri olunca bakın Putin o zaman ne cevap vermiş:


дружественным нам народе и другие народы тюркоязычные они как были нашими и друзьями так и остаются и мы конечно будем и должны продолжать ними контакт с действующим турецким руководством как показала практиканам сложно договориться  или практически невозможно даже там и тогда где и когда мы говорим да мы согласны а не сбоку или в спину научном удары причем по непонятным абсолютно причинам поэтому на межгосударственном уровне я не вижу перспектив наладить отношения турецким какого страны вот так ползучая такая исламизация от которой бы ататюрк наверно уже в гробу перевернулся

Önce halkların kardeş olduğuna vurgu yapıp sonra gerçeği takır takır söylüyor: “Atatürk’ü çoktan mezarında ters döndüren böyle bir islamlaştırıcı iktidarla ilişkilerimizde iyileşme olacağını sanmıyorum”


Şimdi soruyorum, siz bu lafı AKP örgütüne bu kadar açık bir şekilde söyleyen başka bir devlet başkanı gördünüz mü?  Göremezsiniz. Orası Rusya. O adam Putin. Avrupa'nın kaypaklığı yok orada. Canını yakarsan canına okur. Nitekim bizimkiler pabucu pahalı bulup her alanda geri adım atınca bence kerhen ilişkileri sürdürüyor çünkü adam ülkesinin çıkarına göre tavır alıyor doğal olarak. 

Açık konuşalım, ütopik bir ortam olsa,  tüm milletlerin oylamasıyla dünyaya tarafsız bir başkan seçilse, hiç düşünmem gider Putin’e atarım oyumu. Evet, hiç kusura bakmayın. Başka kim var ki? Macron, Theresa May, Donald Trump? Bırakınız efendim, arada ciddi kalibre farkı var. Hele Ortadoğu kültürünün dikta heveslisi kara cahil lider müsveddelerinin sözünü etmeye bile değmez.

Peki Putin’in hiç mi kötü tarafı, hiç mi günahı yok? Çoook. Devlet söz konusu oldu mu Rusya’da demokrasi falan olmaz. Mesela kesinlikle muhalefet yaptırmıyorlar. Siyasal anlamda bir demokrasi yok. Navalni ve taraftarlarının başına gelenler ortada. Çeçenistan'ın hali biliniyor. Bugüne kadar öldürülen gazeteciler zaten malum. Rüşvet ve bürokrasi hala çok güçlü. Ama hesapları alt alta topladığınızda Putin döneminin sevabı çok daha fazla. Neden? Göreve geldiği günleri hatırlayın. Ne yapacağını bilmez halde kendini kapitalist dünyanın kucağında bulan şaşkın ve darmadağın olmuş halkını o korku filminin içinden hızla çıkarıp ayağa kaldırdı ve Rusya’yı bugün yeniden“açık açık Amerika’nın karşısına dikilebilen tek ülke” haline getirdi. Haraç mezat yağmalanmış devletin şirketlerini oligarkları mecbur bırakarak geri aldı. Hem de 20 sene civarı kısacık bir sürede. Peki Türkiye 20 senede nereden nereye düştü farkında mısınız? Türkiye bu süreçte sırf ekonomik olarak değil, ahlaki ve toplumsal olarak da çökmüş durumda. Tam bir canlı cenaze var karşımızda. 


Yıllardır takip ederim Putin’i, onlarca anekdot anlatabilirim ama adamın bir kere bağırdığına şahit olmadım. Kızdığında bile kontrollü adam, yüzü ve bakışları değişiyor sadece. O kadar sakin ve hafif bir ses tonuyla konuşur ki, en ufak bir fırsatta damarları çıka çıka böğüren ruh hastalarını düşündüğünüzde, her toplumun kendine müstahak olanlarca yönetildiğini anlarsınız.

Bir keresinde Avrupa’lı bir gazetecinin sorusuna o kadar sakin ve mantıklı bir cevap vermişti ki:

“Avrupa’nın dostu musunuz düşmanı mı?.”

“Ne dostuyum ne de düşmanı. Ben Rusya’nın başkanıyım ve Rusya’nın haklarını korumakla yükümlüyüm.”

İşte bu kadar basit. Eveleyip gevelemiyor. Onca gücüne rağmen utangaç tavırları hala devam eden bir adam. Hayvan ve doğa sevgisini ise anlatmama bile gerek yok, tüm dünya biliyor. Adam fırsat buldukça tabiata kaçıyor. Spor yapmadan duramıyor. Tertemiz bir Rusça konuşuyor, gülümsüyor, aklı başında sözler ediyor, düşünerek konuşuyor, her kesimden insanla çekinmeden canlı yayına çıkıyor, yabancı dil konuşuyor, piyano çalıyor, giyinmesini biliyor ve dünyaya karşı hep Rus halkının hakkını koruyor.. Velhasılı bugün TR'de üst düzey devlet adamı diye gezinenlerin hepsinin vasıflarını toplasan bir Putin eder mi sizce?



Niye Putin'i anlattım? Türkiye, Atatürk’ten beri ehil ellerde değil. Kaliteli insanımız az da olsa var ama kalitesiz kalabalık bunlardan ölesiye nefret ediyor. Üzerlerine titreyeceğimize iftira, yalan, küfür kıyametle hırpalanıyorlar. Toplumsal hayatta Lut kavmine dönüşme yolundaki nihai durağa emin adımlarla ilerliyoruz. İlla gökten ateş yağdırmaz Tanrı, ekonomik ve sosyal krizler de bir tufandır ama anlamak isteyenlere.     

Açıkça söylemeliyim ki Türkiye’nin son 20 yıllık süreçte uğradığı yıkım, Sovyetlerin dağılmasıyla Rusya’nın yaşadığı yıkımdan daha fazla. Bu tespitimi unutmayın, yazın bir kenara.  Eğitimden ekonomiye, siyasetten demokrasiye sosyolojiden bilime her alanda maalesef böyle.

Hem Kürtçü, hem şeriatçı hem de aşırı milliyetçi hareketleri zaptı rapt altına alacak, ülkesinin modernizasyonu ve iyiliği için gece gündüz çalışacak adaletli ve uygar bir yönetime her zamankinden çok ihtiyacımız var.

Sıradan bir kadro ya da liderle bu felaketin içinden çıkamayız artık. O fırsatları çoktan kaçırdık.

Yeni bir Atatürk çıkarmamız da mümkün değil. Öylesi bir millete bir kez gelir.

Dolayısıyla tek yol kaldı:

Ya bir Putin çıkaracağız, toparlayacak bu enkazı, ya da çocuklarımızı uygar ülkelere kaçıracağız.





EK
Bir şu insanlara bakın bir de bizim devlet törenlerindekilere. Hangi toplum güzel günleri hak ediyor? Bizimkiler daha itişmeden podyumda duramıyor. Konuşmaya gerek var mı... 


Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

25 Ağustos 2017 Cuma

Gündem (1): "Bizim Büyük Riyakarlıklarımız"

Riya Meclisi - Michael Cheval

Günlerdir medya çalkalanıyor. İddiaya göre Murat Başoğlu isimli olgun yaştaki sunucu öz yeğeniyle bir ilişki yaşamış. İkisi de evli. Ensest, ahlak, namus falan diye küfürler aldı yürüdü. Murat Başoğlu’na edilmedik hakaret kalmadı. Neredeyse Birinci Ordu Murat’ın evine doğru yürüyüşe geçecek. Çok şükür memleketin içine düştüğü çürümüşlüğün tüm sorumlusunu nihayet bulduk. Önüne gelen ağzından salyalar çıkararak adama en hafif tabirle “şerrrefsizzz” diye sallamadan geçmiyor. Aferin Türkiye. Yine kaliteni gösterdin. Ah şu Murat Başoğlu’ndan bir kurtulsak, tüm memleketin namusu temize çıkacak.

Gençken namus diye tepişen zavallıların rezilliklerinden ve ikiyüzlülüklerinden gına gelmişti. O zamanlar bu konu üzerinde çok düşünüp sonunda ikili ilişkiler için halen kullandığım bir namus tanımı yapmıştım: “İki insan hiçbir baskı ya da zorlama altında olmaksızın, kimseyi aldatmadan, tamamen kendi arzularıyla sevişiyorsa, o ilişki tüm hukuk ve geleneklere ters olsa dahi namuslu bir ilişkidir”

Bu meselede Murat Başoğlu ve yeğeni bence yanlış yapmış. Neden? Ailelerine zarar verdikleri, onları üzdükleri için. Birlikte oldukları insanlara ihanet ettikleri için. Özellikle de eşlerini ve Murat’ın abisini kötü duruma düşürdükleri için. Ama hepsi bu. Bu insanlar ne ülkenin bir ağacına dokunmuşlar ne bir kişinin saçının teline zarar vermişler ne de yetim hakkı yemişler bu olayda. Tüm zararları kendilerine ve yakın akrabalarına. Zorlama da yok. Türkiye’ye ne? Sana ne Türkiye?

Hepimize zararı dokunan, milyonlarca insanı olumsuz etkileyen, ölümlere yol açan kötülükleri yapanlar elini kolunu sallayarak dolaşır, hatta el üstünde tutulur, isimleri örtbas edilir, medyada istisnalar hariç çıt çıkmaz bu ülkede. Kendinden başka kimseye zararı olmamış böyle bir iki günah keçisi bulundu mu hemen herkes sövgü yarışına girer. İsimleri büyük puntolarla başlıkları süsler. Aferin Türkiye !

Senin ekranlarında kadın satmaktan hapse konulan cemaat sahibi hoca efendiler paşalar gibi ağırlanırken, herifin nüktedanlığından dem vurup sonsuz hoşgörünle yaklaşan sen değil miydin Türkiye? Reyting rekortmeni yapıyordun o tipleri. Hala o herifleri el üstünde tutarak aslında İslama ihanet ettiğinin farkında olamayacak kadar dininden bihaber olan da sensin. Şimdi mi aklına geldi dinin imanın?

Ülkenin her yanından şehit haberleri gelirken türlü vaadlerle bizi ortadoğu bataklığına sokan çapsızlar yüzünden son birkaç yılda bu ülkede kaç yüz genç yitip gitti ve gidecek? Kendi çocuklarının yok yere ölümüne yol açanlar hakkında sesin çıkmıyor, tam tersine güzellemeler düzüyorsun ama kendinden başka kimseye zararı olmamış iki tane yalnız insan görünce tüm azgınlığınla öfke kusuyorsun. Aferin Türkiye!. Aferin !!! Milli namusumuzun ırzına geçilmiş gibi bu insanlara saldırmanın altında yatan çarpıklıkları düşünmenin zamanı gelmedi mi hala? Ama sizin niyetiniz başka.

Din kardeşliği adı altında birbirine torpil geçen iki örgüt yıllardır hak hukuk bırakmamış. Her türlü sınavın sorularını çalmış, adamlarına dağıtmış. Senin çocukların haksızca sınavı kazanamayıp hayatın bambaşka bir boyutuna savrulmuş. Sen bunları görmezden geliyorsun. Bu tarihten önce olanlar sayılmaz diyorsun. İki tane yetkiliyle 5 tane memuru içeri tıkıp her şeyi halletmiş gösteriyorsun kendini. O sınavı haksızca kaybedenlerin hayatını başa sarabilir misin Türkiye? Küfrü müstahak olana değil, cevap veremeyecek durumda olana yöneltme zavallığından ne zaman vazgeçeceksin sen? 

Bu ülkede ormanlık araziyi yakıp sonra binbir türlü dolap çevirerek üstüne otel diken namusssuzlara niye bu kadar tepki göstermiyorsun? Hepimizin geleceğini yakıyor bu hainler. Bunların siyasi bağlantıları niye aynı iştahla ekranlarda ve gazetelerde tartışma konusu edilmiyor? Niye bu kadar pervasızca sövülmüyor bunlara? Tam tersine bu zevat taltif ediliyor. Saygıdeğer müdürlükler, başkanlıklar hizmetlerine sunuluyor. Önlerinde ceketler iliklenerek hazırolda duruluyor. Niye isimleriyle cisimleriyle günlerce medyada tartışılmıyorlar? Ayıp değil mi Türkiye?

Senin futbolcun ana avrat küfreder, haklı ya da haksız kendini savunması mümkün olmayan yaşlı bir adamı dövmeye kalkar, her konuşmasında delikanlılıktan dem vurur. O futbolcuyu tekrar milli takıma alabilmek için kırk takla atarsın. Aklamak için kırk çengiye taş çıkartırsın. Şimdi söyle bana Türkiye, tüm bunları sindirdin de kendi ailesi dışında kimseye zararı dokunmamış insanları mı sindiremedin?

Akraba evliliğini normal karşılayan, kızlarını satan ailelerin “adettendir” diye kollandığı, küçücük kızların pörsümüş heriflere peşkeş çekildiği ülke sen değil misin Türkiye? Aziz Anadolu’nun bağrından kopmuyor sanki bu rezillikler! Evlilik programlarında aynı kadın 4 sene programa çıkmıyor muydu? O kadınlar yirmi tane heriften elektrik alırken bayıla bayıla seyretmiyor muydunuz? Bugün bu iki insanı kınayan kanallarınızda seve seve canlı yayınlandı bunlar yıllarca. Reytingler zirveye çıktı. Paralar ceplere aktı. Atılan göbeğin haddi hesabı yoktu. Herşey çok namuslu çok ahlaklı. Şimdi bu olay karşısında bunca tepki…Kimi kandırıyorsun Türkiye?

Otobüs şoförü 15 kişiyi öldürür, hafriyat kamyonları her gün çocukları ezer. Kadınlar otobüslerde şort giydi diye dövülür. Bir kınar geçeriz. Milletin bilmem nesine bilmem ne yapacağız diyen heriflere ihale üstüne ihale verilirken Murat olayı her gün medyada. Kolay hedef tabii. İktidar odaklarına yaklaşmak için bedelsiz bir fırsat. Kalabalığa yaslanmanın dayanılmaz hafifliği.  

Açık söyleyeyim, ensest mi arıyorsunuz? Benden duymuş olmayın ama memleketin birinde yürütme ile yargı koklaşıp duruyormuş alenen. Kaçamakları herkesin dilinde. Gayrımeşru bir anayasaları bile olmuş diyorlar. Din ile siyaset zaten kucak kucağaymış. Siyaset kendi dinini doğuruyormuş, o derece yani. Adaleti hiç sormayın, çoktan kötü yola düşürülmüş. Afedersiniz, giren çıkan belli değilmiş. Sarayına yani, yanlış anlamayın.   

Ezilen olmamak için ezen olmanın tek seçenek olduğu bu ülkede bir zahmet bu konulara da tepkilenseniz fena olmazdı aslında. Ne dersin Türkiye?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...