Britanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Britanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2019 Pazar

Dünya Çizgiromanı ve Frankofon Seçkisi (1)

Dikkatimi çeken, okuma listeme aldığım çizgiromanları ara sıra ve kısa kısa bu seri dahilinde not düşmek en mantıklısı gibi gözüküyor. Sadece Fransa-Belçika ekolünden ibaret olmayacak, dünya ÇRlarına bir bakış olsun istiyorum. Okuduklarım üzerine ayrıntılı incelemeler ya da farklı çizgiroman yazıları ayrıca kendi başlıklarıyla yer almaya devam edecek. Bir deneyelim bakalım. 


Sous Les Bouclettes

Tanınmış bir yazar olan annesinin vefatı ardından onun hayatındaki olayları acısıyla tatlısıyla grafik hatırat haline getiren bir kız evladın anlattıkları. Son yıllarda bilhassa grafik-hatırat türü ciddi bir çıkışta. Dünyanın dört bir yanından örnekleri çıkıyor. İnsanlar kendilerinin ya da sevdiklerinin başlarından geçenleri anlatmaya ve tarihe not düşmeye  ihtiyaç duyuyor ve bu bazen görevini yapmış olmaya has bir rahatlama, bazen gezi günlükleri, bazen kişisel bir yüzleşme bazen de halen devam eden bir soruna dikkatleri çekmeye yarıyor. 

Gudule takma ismiyle pek çok kitabı yayınlanmış Anne Duguel'in yaşamına göz attığımız bu ÇRı resimleyen, kızı Melaka (Melanie Karali). Aile tam bir ÇR fabrikası gibi. Baba Paul Karali de (Carali) bir çizer ve editör. Yine amcası Edouard Karali de bir ÇR çizeri. 



Le Montagne Invisible

Bir dil uzmanı Yahudi ile Nazi Alman subayının güçlerini birleştirerek görünmez dağı bulup gizli güçler kazanmak için giriştikleri fantastik macera.


Les Petites Distances

Kişiliği gibi fiziği de görünmez olan bir adamın tuhaf hikayesi. Romantik ilişkilere fantazi ve alegori parantezinde bir bakış. 


Les oubliés de Prémontré

1914 yılında savaşın başlamasıyla beraber Premontré Psikiyatri Kliniği Almanların eline geçer. Diğer hastanelerin tersine buradaki hastalar ve personel taraflar arasındaki anlaşmazlık sonucu boşaltılamaz ve herkes için eziyet ve direniş dolu bir yaşam mücadelesi başlar. 

Anlatı gerçek bir olay üzerine kurulu.  Pendanx’ı “Svoboda” serisinden tanıyorum. Tarihi hikayelere ÇR senaryosu yazmayı seviyor. Döneminde unutulan bir grup insanı hiç değilse bugün hatırlatıyor. 

Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

16 Aralık 2018 Pazar

DVD Arşivim ve "Weatherman Walking" serisi


DVD arşivimi düzenlemeye başladım. Yeni yıla derli toplu ve farklı girme ritüelimin önemli bir parçası olacak. Ayrıca becerebildiğim kadarıyla yaşamında değişiklikler yapıyorum. İki tane Western Digital taşınabilir harici hard disk aldım. 2500 civarı DVD var. Tek tek onlara aktarmam gerekecek. Öyle birkaç haftada bitecek bir iş değil. Düzenli olarak haftasonları yapacağım. Aylar sürer muhtemelen. 

Benim için önemli bir proje çünkü DVDlerin  bazılarının tarihi 2000lerin başına kadar gidiyor ve her ne kadar kaliteli marka olsalar da “yedeklemenin” zamanı geldi de geçiyor. Bu işi uzun zamandır erteliyordum üşendiğim için. 

Yedekleme şart çünkü içlerindeki kayıtların bazılarını bugün parasını versem bile bulmam mümkün değil. Yığınla TV kayıtları, diziler, filmler, belgeseller depolamışım zamanında. Bu transferin iyi taraflarından biri de işin sonunda hepsine ulaşımım çok daha hızlı ve kolay olabilecek .

Aslnda tek tek bu kadar DVD’nin hard diske aktarılması sıkıcı gibi gözükse de bazılarının üstüne ne olduğunu yazmadığım için ilginç şeyler çıkabiliyor. Biraz sürpriz yumurta gibi oluyorlar. Bazen yıllar öncesinin fotoları bazen hiç hatırlamadığım bir TV programını karşımda buluyorum. Sürprizler işi epey zevkli hale getiriyor.

Aktarımlar sırasında denk geldiğim programlardan biri de “Weatherman Walking” oldu. 2009 yılı kaydı. Üç tane buldum şimdiye kadar. Belli ki sonra seyrederim diye DVD’ye attığım yığınla programdan biri . 

Derek Brockway isimli sunucu Galler'de yürüyüş rotalarını keşfediyor. Günübirlik geziler bunlar. Yanında yerel halktan da bir kılavuz oluyor. Oranın tarihi ve doğası hakkında bilgi veriyorlar.

Hemen seyrettiğim bölümün ilkinde Mike Scruby, ikinci de ise Belinda Ashton eşlik etti. İkisi de o kadar şirin o kadar tatlı insanlardı ki. Hele Belinda, tam bir Pippi Uzun Çoraplı Kız şekerliği. Britanya halkının medeniliğini seviyorum. Soğuk moğuk derler ama siz aldırmayın, mesafelidirler ama tanıştıkça açılırlar. Niye hemen yakınlaşsınlar ki, normali bu. Endüstri devrimi boşuna Britanya'yı seçmedi. 

IMDB'den bir baktım devam ediyor mu diye. 2007'den bugüne hala devam ediyormuş! Hem de sunucu değişmeden. Adamların her alanda sergilediği "sürekliliği" görüyor musunuz...

Beklediğim gibi bu arşiv aktarımında bana seyredecek epey malzeme çıkacak. Eskiye bakarak da pek çok yenilik keşfedilebiliyor. Görünüşe göre yıllarca seyretsem bitmeyecek malzeme var. Fırsat oldukça buradan da paylaşacağım çıkanları. 












Belinda dünya tatlısıydı, tam bir Pippi the Longstocking






Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır. 

4 Şubat 2018 Pazar

Up Helly Aa Viking Ateş Festivali - David Gifford Fotoğraflarıyla


Ocak ayının son salı günü İskoçya'ya bağlı Shetland Adalarında pek çok yerde kutlanan bir bayram. Noel'in bitişini simgeliyor. Halk Viking kostümleriyle bir fener alayı oluşturuyor. Sonunda hazırlanmış olan bir Viking gemisinin replikası etrafında toplanıp geleneksel Up Helly Aa şarkısını söylüyor. Ardından meşalelerini atıp Viking gemisinin replikasını yakıyorlar. Gemi yandıktan sonra ise bu sefer "The Norseman's home" şarkısı söyleniyor. Sonrasında çeşitli yerlerdeki partilere dağılıyorlar. Bir sonraki güne "hop night" diyorlar ve danslar ile kutlamalar devam ediyor. Hoplama zıplama günü anlayacağınız. Eskiden katranlı fıçılar yuvarlanırmış meşale yerine ama kazaya sebep oldukları için fener alayına dönüştürülmüş.

Tam benlik bir festival. En kısa zamanda oradayım.

Video











Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır. .

12 Ocak 2018 Cuma

Usta Fotoğrafçılar: Bill Brandt (2/6)


BBC  MASTER PHOTOGRAPHERS BELGESEL SERİSİ (1983):
Bill Brandt
Sevimli, efendi, kibar ve utangaç bir adam. Daha çok Britanya'dan insan portreleri üzerine çalışmış. Yakın çekimlerle heykelsi görüntüler elde etmeyi ve nudist fotoğrafları seviyor. İnsanları doğal ortamlarında çekmeyi tercih ediyor.    













NOTLAR
Rus asıllı. Almanya doğumlu. Paris'te sürrealizmden etkilenir. İngiltere’de fotoğrafa başlar.
Photojournalist
Eye of a poet
Asla fotoları konusunda konuşmuyor. Tartışmaya girmez.

1930-40lar Londra'sından portreler
People sleeping in an empty tunnel
Kilisede tabut içinde uyuyan bir adam


















Picasso fotolanmak istemezmiş, 10 kere gitmiş. Son denemesinde doktorların arasına karışmış. Hep güldüğü için fotoğrafta ciddi poz vermek istemiş Picasso.
“Portrelerde ciddi olunmasını severim çünkü neticede portre bunlar ve gülen bir portrenin ömrü uzun olmaz”

René Maigritte
Graham Greene
Georges Braque
Glenda Jackson ( en sevdiklerinden biri). Kendisi arayıp beğendiğini ve böyle görünemyi istediğini söylemiş.




Francis Bacon


René Maigritte

Graham Greene

Georges Braque


Glenda Jackson


“Portrelerde genelde resmin kenarına doğru duruyorlar.” Ortalamayı sevmez. 
En çok Brassai’ın fotolarını seviyor.
Self portrait (aynaları kullanıyor)
Always does his own printing “çünkü dark room da fotoları tamamen değiştirebiliyorum”

Heykel gibi close up lar
Nudes are his favorites but they are not necessairly successful
Fotolarını genelde yakın sokaklar caddelerden buluyor. Uzaklara gitmiyor.
Kew gardens lonely bird

“I dont plan things”
“Sometimes its luck to take such pictures: Yorkshire moors in twilight”

Brassai


Balthus etkisinde ilk nude portresi





Girl hidden behind the feet













Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...