Angouleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Angouleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2019 Cuma

“Ben Deli”: Bir Altarriba ve Keko Çizgiromanı


Hazır herkes Angouleme’de çizgiroman festivali için toplanmışken çeşitli gruplar tarafından verilen birkaç ödül daha var. Bunlar resmi ödüllere dahil değil ama yine de bir prestije sahipler. Mesela bunlardan biri birkaç yıl önce Ramize Erer’in aldığı “En Taş.klı Çizer” , bir diğeri ise Turnusol ödülü. Turnusol ödülü  ekolojik meseleleri işlemiş, ekopolitik sorunları seslendiren önceki sene çıkmış bir ÇRa veriliyor.

Bu yıl Turnusol ödülünün yirmi üçüncüsü Antonio Altarriba’nın; “Ben Deli” (Yo Loco) grafik romanına verildi. Bu albüm “Ben” üçlemesinin”, “Ben Katil”den sonra gelen ikinci bölümü. Bu konudan Altarriba’nın geçtiğimiz yıllarda çevirip burada yayınladığım röportajında bahsetmiştim.

Bir psikiyatr olan doktor Angel Molinos, zihinsel hastalıklar üzerine deneyler yapan ve insan denekler üzerinde testler yürüterek yeni ilaçlar geliştiren bir şirkete çalışıyor. Bu karakterin üzerinden günümüz ilaç endüstrisinin şüpheli eylemleri ve sağlığa değil insanları sağmaya aracılık etmesi konu ediliyor. 


Çizer yine Keko. Daha kapaklara bir göz atmamla sembolizm kendini göstermeye başlayıverdi. “Ben Katil”de siyah/beyaz çizimlere ara sıra karşımıza çıkan sembolik bir kırmızı eşlik ediyordu. Bu albümde ise kırmızının yerini “sarı” almış gözüküyor.

Angel Molinos, bir önceki albümdeki katil gibi Vitoria’da yaşıyor. Aslında bu durum bir tesadüf  değil, sebebi Antonio Altarriba’nın Vitoria’daki üniversite’de profesörlük yapması ve yaşaması, yani bu seçimin kökeni otobiyografik diyebiliriz.

Çizgiroman bitişik yazılır ve Grafik Roman üzerine
Bu üçleme benim gözümde "Grafik Roman"ın en başarılı örneklerinden birisi. Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim, grafik roman herkesin sandığı gibi çizgiroman'ın bir alternatifi değil, alt türüdür. Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü bu konuda bazen "çizgiroman mı grafik roman mı" gibi son derece aptalca sınıflandırmalar görüyorum, itibar etmeyiniz efendim. Her grafik roman bir çizgiromandır ama her çizgiroman bir grafik roman değildir.

Ayrıca ÇRseverlere şunu da belirteyim, çizgiroman bitişik yazılır. Bu konuda yıllar önce yazdığım ayrıntılı bir yazım vardı ama onu başka yerde değerlendireceğim, zaten buraya koysam kaç kişi anlar :) Dolayısıyla ergen ehlinin "Ama TDK böööyle diyooor" demelerine falan bakmayın. TDK'nın bu konuda hiçbir mantıklı açıklaması olmadı. Zaten TDK yıllardır ciddiye alınacak, Türkçe'ye çözümler üretecek, referans olabilecek bir kurum değil. Atıyorlar kendi görüşlerine uygun bir akademisyeni, olay bitiyor. Bugünün hazine bakanı, adalet bakanı ne kadar işinin ehliyse, söyledikleri ne kadar ciddiye alınabilirse, TDK da işte o kadar ciddiyete sahip bir kurum. Kaç tane şair, kaç tane romancı, kaç tane tiyatrocu, kaç tane nitelikli gazeteci var kadrosunda, yönetiminde? Yok öyle işinin ehli yetenekli insanlar bu kurumda. Oysa dili akademisyenler değil, o dilde "yaratan" sanatçılar inşa eder, iyileştirir, yönlendirir. Dilin öz anaları bunlardır. Hem bilgili hem de yaratıcı bu insanlar pratiğe yönelik yepyeni çözümler ve vizyonlar ortaya koyar. Akademik ve teorik yaklaşımlar ise bunların yokluğunda dil üzerinde bir nevi üvey analık etkisi yaratır. Daha fazla hırpalar. Hiçbir derdine deva olamaz. Zaten olamamıştır da. Her şeyi akademik kafalara havale etme kolaycılığından ve kafasızlığından kurtulmalıyız. Hele bunlar yetersiz üniversitelerin politize olmuş, güdümlü ve sahte ürünleriyse. 

Neyse, yine sinirlenip zıpladım, böyle birden alakasız yerlerden alevleniyorum bazen :). Albümün Fransızca tercümesi 2018’in sonlarında çıktı. 136s. Yeni sayılır.  İleride Fransızca'sını okuduktan sonra ayrıca ayrıntılı bir inceleme yaparım belki.


Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

27 Ocak 2019 Pazar

2019 Angouleme Çizgiroman Festivali ve Ödülleri


Kırk altıncı Angouleme Çizgiroman Festivali geçip gitti bile (24-27 Ocak 2019). Özellikle sergiler yine en fazla ilgi çeken ve medyada kendine yer bulan etkinliklerden oldu. Adet olduğu üzere geçen yılın büyük ödülünü alan Richard Corben sergisi, 80. Yılında Batman, Manara, Taiyo Matsumoto, Tsutomu Nihei, Rutu Modan, Jean Harambat,  Jeremie Moreau, Pierre Feuille Ciseaux, “Hippocampe” mizah dergisinin yirmi yılı sergileri gelenleri karşıladı.

İlk gün Angouleme tren garının önüne konulan çizgiroman kahramanlarından oluşan yeni dekorların açılışı yapıldı. Edgar P. Jacobs'ın Blake et Mortimer karakterleri bunlardan biriydi. 

Canlı  müzik eşliğinde çizimler icra edildi. Yarımşar saatlik çizim seanslarından bol bol aralara serpiştirildi. Bir tane de bir saat on beş dakika süren bir konser versiyonu sahne aldı: Monstre d’Asie – Kim Jung Gi’ye Paris Orkestrası eşlik etti.

Pictomaton diye bir etkinlik vardı. Genç yeteneklere portrenizi çizdirebiliyorsunuz.


Çeşit çeşit atölyeler düzenlendi. Üç karelik bantlar, çeşitli pozisyonlarda insan vücutları çizilen çizim atölyeleri. Bilgisayar kullanılarak yapılan çizim atölyeleri. Kağıtları keserek bilgisayarda animasyon yaratma atölyesi. Geçen yılın ödüllü ÇRı “Operation Copperhead”den ilham alarak sinema afişi yapma atölyesi. Çinileme, renklendirme ve kara kalem üzerine atölyeler. Senaryo atölyeleri: Güncel bir konu seçip, ona odaklanıyorlar. Bu sene “Manga nedir” konusu üzerine çalışıldı.

Araya bir tespit sıkıştıralım. Daha ilk gün Fransa Milli Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer festivali ziyaret etti. Üçüncü gün kültür bakanı Franck Riester de geldi. Bir ÇR festivali, iki bakan ziyareti. İşte ÇR sevgisi. Bizim Kültür bakanının daha geçen ay nelerle ilgilendiğine dair bir alıntı yapmazsam içim rahat etmez:

Bakan Ersoy, kendi otelleri için imar başvurusunda bulunduğunu belirterek, imar barışının “çok büyük avantaj” olduğunu söyledi ve “Niye kaçırayım? Rakamlar yüksek değil.” ifadelerini kullandı (Birgün. 18 Aralık 2018)

Biz dönelim festivalimize.


Konferanslar
Başlığını bile duyamayacağınız konularda konferanslar düzenlendi: “Britanya ÇR sanatının 130 yıllık geçmişinde saklı kalmış hazineler”, Sosyal Medyanın ÇR Dağıtımındaki Rolü, “Polonya ÇR’ının 100 yılı”, Çizer ve okuyucu iletişimi, “Gaiar” sisteminin getirecekleri, “Finlandiya ÇRı” gibi bir Türk ÇRseverin kendini uzaylı gibi hissetmesini sağlayacak konulardan konuşuldu. Bence gerek yoktu bunlara, “Teks” candır, “Avengers” canandır deseler yeterdi. Hay bin kunduz! Aramızda kalsın ama zaten bu Fransızlar biraz kendini beğenmiş, elitist tipler. Hava yapıyorlar işte böyle konuşmalarla. Türkiye’deki ÇR ortamlarının kalitesi hiçbir yerde yok be abi, öyle değil mi :)

Bunun yanında yuvarlak masa toplantıları ve buluşmalar gerçekleştirildi. Mesela Fabio Moon ve Joann Sfar, “Corben ve Fantazi” konusunda konuştu. Filmler ve çizgifilmler gösterildi. “Boule ve  Bill” serisinin 60. yılı kutlandı. “Manga City” diye bu türün eserlerini tanıtan bir bölüm açıldı.   

Daha buraya yazmaya üşendiğim pek çok etkinlik ve bugüne kadar gözümüzden kaçan yığınla ÇRla festival sayesinde yollarımız kesişmiş oldu.

Şimdi biraz da ödül alanlardan bahsedelim.


ÖDÜLLER
Geçen sene Richard Corben’a verilen Büyük Ödül, bu kez bir Japon kadın ÇR sanatçısına gitti: Rumiko Takahashi. Ben tanımadığım için France Culture kanalında yayınlanan bir programda manga eleştirmeni Valentin Paquot ve Glenat’da manga editörü olan Satoko Inaba’nın verdiği bilgileri buraya derledim.

Angouleme tarihinde ikinci kez büyük ödül bir kadına giderken, üçüncü kez bir Japon kazanmış oldu. Rumiko Takahashi dünyada 200 milyondan fazla albüm satmış. Japonya dediğin 120 milyon civarı bir ülke. Hayal etmesi bile zor bir rakam. 80 milyonluk TR’de bugüne kadar tüm yerli ÇR satışlarını toplayın çıkarın çarpın bu rakama yaklaşacağını sanmam :) Ayrıca dünyanın en fazla okunan kadın ÇR çizeri olarak tanınıyor. Bununla da bitmiyor, tüm bu başarı sonunda Japonya’nın en zengin kadını olmuş. Vay canına Galyalılar! Japonya’nın en zengin kadını bir ÇR çizeri. Başka bir gezegen gibi geliyor kulağa! Sanki “Maymunlar Cehenneminde” yaşıyormuş gibi hissettim kendimi :)


Rumiko Takahashi çeşitli manga türlerini deneyen en kıdemli mangaka’lardan (manga çizerlerine  mangaka diyorlar). Romantik komedilerden trajedilere ve aksiyona, bilimkurgudan fantaziye çeşit çeşit türde eser vermiş ve bunları albümlerinde kombine etmiş. Hem Japonların hem de Avrupalıların hoşuna giden bir mizah anlayışı olduğu söyleniyor. “Shonen” mangası (erkek çocuklara yönelik) yazan ilk kadın. Fransa’da sayıları birkaç yüzbini bulan bir okuru var. Japonya’da ise on milyonu buluyor. Medyatik değil, çok üretken, röportaj vermiyor. Sürekli çalışan ve seri üstüne seri yayınlayan birisi olduğu dışında bilgi yok. Aynı anda iki seri çizdiği bile oluyormuş. Enid Blyton’a benzettim bu çalışkanlığını. Japonlar genelde haftada 20 sayfa çiziyormuş bu arada.

Şöyle bir baktığımda kişisel olarak tüm bu başarılara rağmen albümler pek ilgimi çekmedi ama yine de “belki” diyorum. Bu kadar insan yanılıyor olabilir mi? Bilemiyorum.

Bir başka Japon mangaka’sı ve bu yıl sergisi sebebiyle festivale katılan Tsutomu Nihei’nin çizimleri ise tam tersine epey hoşuma gitti, festivaldeki pek çok kazanımımdan biri oldu. Konu tam sevdiğim gibi bilimkurgu ve postapokaliptik hikayeler. Siyah beyaz. Bir ara okumaya çalışacağım.

Neyse, nerede kalmıştık,


En iyi çocuk Çizgiromanı ödülü Le Prince et la Couturier ile Jen Wang’a verildi. Festivalde olmadığı için heykelciği Akileos yayınevi kabul etti. 2018’de Seattle’daki Comicon’da bu albüm için “Bir Disney peri masalı” benzetmesini yapıyor. Yandaki linkten kişisel sitesine ulaşabilirsiniz.(http://jenwang.net/)

Emil Ferris, “Moi, ce que J’aime, C’est le Monstres” albümüyle en iyi albüm ödülünü aldı. Bu konuda ilerde ayrıca bir yazı yazıp yayınlayacağım.için burada kısaca geçeceğim.
Orijinal ismi “My Favorite Thing is Monsters” . 2018 yılında “En İyi Çizer” ödülü de aralarında olmak üzere 3 Eisner almıştı. 1960’lı yıllarda Chicago’da yaşayan 10 yaşında bir kızın korku dergilerinden fırlamışa benzeyen çizimlerle dolu günlüğü aracılığıyla, üst kattaki komşularının cinayetini çözmeye çalışmasına şahitlik ediyoruz.400 sayfa civarı uzunluğuyla tuğla gibi bir albüm olması okumayı sürekli erteletse de yakında zaman ayırıp ayrıntılı bahsetmek istiyorum.


Jüri Özel Ödülünün sahibi “Les Rigoles” ile Brecht Evens (Breşt diye okunuyor). Hazırlanması 4 yıla yakın süren ve 300 sayfayı bulan sulu boya kullanılmış bir albüm. Sürekli bayram havası yaşayan bir kasabada geçen paralel hikayeler.                            

En iyi seri ödülünü “Dansker” üçlemesiyle Halfdan Pisket aldı. Daha önce albümlerden birini burada tanıtmıştım, tekrar etmeyelim (link).İçinde pek arzu etmediğimiz şekilde de olsa Türkiye’nin de geçtiği bir hikaye. Yine son yılların “Uçma Sanatı” gibi popüler grafik romanlarının izinden giderek babasının yaşadıklarını anlatıyor. Anadolu kökenli bir yazar/çizer. İsveç’te yaşıyor.  



En iyi yeni ÇR sanatçısı ödülünü Emilie Gleason aldı. “Ted, Droles de Coco” isimli ikinci albümü, otizmin asperjer tipini sergileyen Ted isimli bir gencin günlük yaşamını anlatıyor. Albümü kendi  kardeşinden ilham alarak ve onunla deneyimlerinden faydalanarak yazmış ve resimlemiş.

Dünya ÇR Mirasına Katkı Ödülü ise “Les Travaux d’Hercule” albümüyle Gustave Doré’nin oldu. Doré (1832-1883) ilüstrasyonun babalarından biri kabul ediliyor. Kendi kendini yetiştirmiş, heykelleri, karikatürleri, oyma baskıları ve ilüstrasyonlarıyla çok yetenekli bir sanatçı. 2024 yayınevi, geçen sene henüz on beş yaşında çizdiği “Les Travaux d’Hercule” çizimlerini İtalyan formatında (295x205) bastı. Strazburg müzesinde muhafaza edilen örneği temel aldılar. Çizimler antik Yunan mitolojisindeki Herkül’ün maceralarını konu alıyor. Burada fazla uzatmak istemiyorum ama şunu da söylemeden geçmek istemem, yayınevinin tanıtımında şu cümle kullanılmış: “ÇR’ın kurucusu kabul edilen Töpffer Kristof Kolomb’sa, Gustave Doré bunun hakkını veren bir Magellan’dır.”

Böylece bir Angouleme festivalini daha geride bırakmış olduk. Epey faydalı oldu diyebilirim, yeni sanatçılar ve albümler not aldım. Bir dolu bilmediğim şeyi öğrendim, verimli geçti. Önümüzdeki aylarda yazacak yığınla yazı konusu çıkması da cabası. Şimdilik burada noktalayalım. 

Kaynaklar:
BDgest.com
Actuabd.com
France Culture kanalı
Comixtrip.fr
https://www.youtube.com/user/bdangouleme

























































Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...