25 Temmuz 2018 Çarşamba

Asylum Blackout (Incident) Cinnet Gecesi (Film)

Asylum diye bir  dizi vardı, bilir misiniz? Britanya dizisi. Simon Pegg ve Jessica Haynes'in efsane "Spaced" öncesi beraber yaptıkları ilk iş olabilir. İşte o dizinin konusu da yine tımarhaneye kapalı kalmış karakterlerin tuhaf bir ortamdaki maceralarının kara komedi unsurlarıyla verilmesiydi. Aklıma geliverdi işte. Neyse, biz filmimize geçelim.

Suçluların tıkıldığı bir tımarhane var. Heavy metal müzik grubu olan dört genç adam buranın mutfağında çalışıyor. Derken bir gece bunlar içerideyken fırtınalı bir havada elektrikler gidiyor. Dış kapılar otomatik olarak kapanıyor ve içeride hapis kalıyorlar. Suçluların serbest kalmasıyla sürek avı başlıyor.  

Yönetmen Alexandre Courtes. Tanıdığım biri isim değil. Zayıf kaldığını düşünüyorum. Neden? Mesela birkaç eleştirimi sıralayayım. Filmin ilk yarım saati hikayeye giriş yapılıyor. Karakterler ve ortam tanıtılıyor. Yönetmen bu uzun girişi iyi kullanamamış. Taş çatlasa 10 dakikada verilebilecek bilgiler sündürülmüş. Bir de aksiyon başladıktan sonraki sahneler fazla karanlık geldi. Işık kullanımı kötüydü bence. Bir yerde kapalı kalan bir grup insanın sağkalım mücadelesini konu alan filmlere bayılırım aslında ama burada hikaye iyi işlenememiş.   

Senarist Craig Zahler. Zahler’in bununla beraber 3 filmini seyrettim (Bone Tomahawk ve Block 99). Diğer iki filmde yönetmenliği de kendisi üstlendi. Bana kalırsa iyi de yaptı çünkü içlerinde en zayıf olan film yönetmenliği başkasına bıraktığı bu film. Senaryosunun iyi olmadığı da kesin, orası ayrı mesele. 

Torture horror alt-türüne sokanlar olsa da katılmıyorum. İşkencenin filmde ciddi bir yeri yok. Bu tarz bir korku filminde olması yadırganmayacak birkaç sahne dışında ne Saw ne de Collector serilerindeki gibi tekrarlayan bir öğe değil.  

Suçlular daha akılda kalır, enteresan tipler olabilirdi, yapılamamış. Çoğu figüran gibi. Yine mutfak grubu da insanda yeterli sempatiyi uyandırmıyor. Dedim ya madem yarım saat giriş yapacaksın çok daha derin bir karakterizasyon sunulabilirdi.

Tımarhanenin içi Türkiye sokaklarından hallice bir ortama sahip, o yüzden açıkçası çok da korkutmadı. Bunlarla kıyaslanmayacak ne psikopatlarla beraber yaşıyoruz bu ülkede, Bizi korkutmak kolay değil ey korku filmi yönetmenleri :)    

Kiloyla satılan korku filmleri kadar kötü değil, ama potansiyelinin hakkını da verememiş. Hem senaryo hem yönetmenlik zayıf.  Birkaç ay sonra hatırlamayacağım bir film. 

Tımarhanelerde geçen filmler/diziler benim gibi hoşunuza gidiyorsa benzer konuya sahip ama çok daha iyi bir film olan Stonehearst Asylum’u tavsiye ederim. Korkusu daha az karakteri daha bol, sürprizli bir filmdir. Sırf kadro zenginliği bile yeter.   














Bu içerik Kuzey Kalesi tarafından hazırlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...