Jon Henrik’i ilk kez bir İsveç TV kanalındaki Sweden’s Got
Talent (Talang Sverige 2014) şarkı yarışmasında izledim. Sahneye yerel
kıyafetleri içinde bir Sami genci çıktı. Jüri fazla bir beklentisi olmadığını
belli eder gibiydi. Sakin bir ifadeyle kazada vefat eden bir arkadaşı için Sami
dilinde bir ağıtı seslendireceğini söyledi. Daha ağıtın başında “Ey ya noyo na
noyo” kelimelerini ve eşlik eden
melodiyi duyar duymaz tüylerim diken diken oldu. Tarif etmesi zor bir his akışı
yaşadım. Nasıl anlatayım, sanki kaybettiğim
pek çok değerli şeye hiç ummadığım bir anda kavuşmuşum gibi bir ferahlama
hissiydi. Bazen oluyor böyle şeyler. Şarkının sonunda jürinin gözlerinden akan
yaşlar ve yüzlerindeki hayranlık ifadesi, Jon’un yarışmayı kazanacağını daha o zamandan
belli ediyordu.
Tabii bu müthiş genci takibime aldım. Performanslarını Youtube’dan defalarca seyrettim. Hayatını araştırdım. İlk dinlediğim ağıtın Daniels’s Joik olduğunu öğrendim. Zaten “Joik” Sami dilinde ağıtlara verilen isimmiş. Kolombiya’da yetim kalan Jon, İsveçli bir Sami ailesi tarafından evlat edinilerek İsveç’e geliyor. Burada bir yandan müzikle ilgileniyor bir yandan da ren geyiği çobanlığı yapıyor. Yarışmadan kazandığı parayla 2014 yılında bir albüm çıkardı: Goeksegh. Albümü son aylarda hem Ipod shuffle’da hem de evde fırsat buldukça dinliyorum ve kısa yoldan bir doz huzur buluyorum.