30 Mart 2017 Perşembe

MORT CINDER - OESTERHELD / BRECCIA

Senarist:              Hector German Osterheld
Çizer:                    Alberto Breccia

(1962-1964)

GİRİŞ
Mort Cinder iki büyük sanatçının ortaklaşa var ettiği, dünya çizgiroman tarihinin efsanevi eserlerinden biri. Toplamda 10 maceradan oluşuyor. Vertige yayıncılığın Fransızca integral edisyonunun birinci cildinde ilk iki macera var, ikinci ciltte ise kalan 8 macerayı okuyorsunuz. Mort Cinder ile Ezra Winston tanışmasını da içeren ve seriye tam olarak giriş yapılan ilk macera olan Kurşun Gözlü Adamlar’da gizem ve aksiyon ön plana çıkarken, son 8 macerada diyalogların ve tarihsel perspektifin ciddi bir ağırlığı hissediliyor.  

Özellikle Kurşun Gözlü Adamlar macerasından sonra hikaye daha felsefi ve dingin bir hal alıyor. Bu macera serinin bir nevi orjin hikayesi ve 80 sayfa sürüyor. Bu sayfaları iki kısma ayırabiliriz. Ezra’nın arka arkaya meydana gelen ezoterik olaylar sonucu ne olduğunu şaşırması ve Mort Cinder’le buluşmasına kadar geçen kısım. Son derece akıcı ve merak duygusunun hakim olduğu sayfalar. Sonrasında ise kovalamacanın çok olduğu, ikisinin ekip olarak Prof. Angus’a karşı mücadelelerini anlatan, aksiyonlu ikinci kısım başlıyor.

İleride Oesterheld ve Breccia’dan ayrı başlıklarda genel olarak bahsetmeyi istediğim için burada Mort Cinder özelinde kalarak yazıyı fazla şişirmeyeceğim. Ayrıca maceraların konusunu tek tek yeni mesajlarla kayda geçirmeyi planlıyorum. Dolayısıyla maceraların ayrıntıları burada değil, sonraki mesajlarda okunabilir.   


YAYIN HİKAYESİ
İlk kez 1962 yılında Arjantin’deki Misterix dergisinde yayınlandı. Aslında başlangıcı Temmuz ayında yapılmıştı. Bu kısa hikayenin ismi Antikacı Ezra Winston idi. Fakat o kısım kısa bir giriş olarak kaldı ve Mort Cinder Ağustos ayına kadar gözükmedi. 10 hikayenin yayınlandığı seri 1964 yılına kadar yayınına devam etti. Mort Cinder’in niye hikayeye epey sonra dahil olduğu ve bilhassa gereksiz gibi görünen bu girişe neden gerek duyulduğu konusu kafamda minik bir soru işareti yaratmıştı fakat sonradan bunun sebebini araştırınca bizzat “El Viejo”  (İhtiyar) olarak anılan Breccia’nın açıklamasıyla konu çözüldü. İleride bu konuya da değineceğim. 

OESTERHELD, MORT CINDER’İ ANLATIYOR
Fransızca edisyonun arka kapağındaki Oesterheld yazısını buraya alıp sözü ona bırakmak en iyisi:

Mort Cinder maceraları hep antikacı Ezra’nın dükkanına yeni bir eşya gelmesiyle başlar. Her eski eşyanın geçmişle dolu olduğu düşüncesi beni hep etkilemiştir…Bana ya da bir başkasına ait olmayan eski eşyalara karşı bir yakınlık duyuyorum. Mort Cinder ölü kalamayan bir kahraman. Ölüyor ama yeniden canlanıyor. Istırap ve acıyla dolu bir varoluş. Kim bilir belki bu durum kendi içimde yaşadığım bir ruh halinin karşılığıdır. Ama eserdeki atmosferin büyük oranda Breccia’dan kaynaklandığını söylemeliyim. Onun çizimleriyle dördüncü bir boyuta açılıyor insan. Okurun kafasında bir şeyler uyandırıyor. Onun çizdiklerini tanıdığım diğer çizerlerinkinden hemen ayırt edebiliyorum. İşte tam da bu özelliğiyle çok değerli bir çizer ve benim gibi senaristlerin de hayal gücünü kışkırtıyor.    


Yazar Carlos Sampayo ise eserin 2000 yılı edisyonuna yazdığı giriş yazısında 1972 yılında Oesterheld’in eserlerindeki karakterler hakkında önemli bilgiler verdiği birkaç paragrafı alıntılıyor. Buraya da almakta fayda var:

“Eski şeyler, etraflarını çeviren yaşamın izlerini taşır içlerinde. Ama bunları çoğu insan algılayamaz, hissedemez; oysa yaşanmış ıstıraplar gibi görünmeyen duygusallıklar da fosilleşir eski eşyalarda. Ben bunu anlayabilen insanlardan biri olduğumu düşünüyorum; antikacılığa ve hangi din olursa olsun kutsal mabetlere merakım da buradan geliyor. Mesela bir kutsal mabedin duvarlarını düşünün: ne çok dua, ne çok umut, ne çok ıstırap, ne çok acı saklıdır o duvarlarda. Aynı şey silahlar için de geçerli; sebep oldukları ölümlerin izleri işlemiştir mutlaka tüm silahların dokusuna. Bu açıdan bakıldığında Mort Cinder geçmişin izlerini herhangi bir eşyadan çok daha fazla taşıyor. Belki de cansız nesnelerde saklı geçmişin vücut bulmuş hali. “Belki” diyorum çünkü onunla uzun zaman geçirmiş ben bile Mort Cinder’in tam olarak kim olduğunu bilmiyorum”. 


Sampayo, ustalar ustası olarak andığı Breccia’nın çizimleriyle ilgili şu tespiti yapıyor: “Kontrast ışık kullanımıyla atmosferi yaratarak gündelik hayatımıza hakim geometrik konformizm’den ve kesinlik algısından zihinlerimizi kurtarıyor.”

Eserin yaratıcılarına göre hikayenin yaratılmasında Simone de Beauvoir’ın meşhur bir karakteri etkili olmuş. Romanın ismini vermemişler ama muhtemelen “Tous les Hommes son Mortels“ (1946) olması gerektiğini düşünüyorum.


BRECCIA ÇİZİMLERİ 
Breccia, Mort Cinder’i eşi yan odada ölüm döşeğindeyken resimliyor. Ailenin geçimini sağlamak zorunda. Kafa hayli dumanlı muhtemelen. Yeni şeyler denediği ve kendi stilini bulduğu bir dönem. Duygu hallerinin yansıtılmasının daha ön planda olduğu ekspresyonizmin çizgiromandaki temsilcisi olarak anılıyor. Yeni teknikler denemekten usanmayan bir sanatçı. Mort Cinder’de simsiyah bir yüze bıçakla kazıma uygulayarak beyaz alanlar yaratmak suretiyle istediği ifadeye kontrastlar yaratarak ulaşacak kadar yenilikçi. Bu işlemde bazen parmağını, ya da elini de kullanıyor. Bir söyleşisinde bu konuda şunları söyler: “Eğer bir bisiklet gidonunu ya da çekici kullanmam gerektiğini hissedersem onları da kullanırım. Sadece kalemle çizmenin istediğim etkiyi yaratabilmek için en iyi yöntem olmayabileceğini biliyorum artık.”


Mort Cinder’de resimleme siyah beyaz. Kirli bir görüntü göze çarpıyor hemen. Gölgeler, çizgiler, yarım kalmış gibi gözüken desenler dolduruyor bazen kareleri.  İlk bakışta bir bulamaç gibi gözüken bu kirli tarzın sayfalar ilerledikçe bilinçli bir tercih olduğu anlaşılıyor. Çizgiroman ressamı sıfatını sonuna kadar hak eden isimlerden biri Breccia. Tarzı okuyucu için kolay değil. Ama yormuyor da. Biraz yabancılık hissi verse de dozunda bırakıyor. Eşlik ettiği hikayeyi unutturmuyor, tam tersine hikayelerde ağırlığı hissedilen gizem duygusunu katmerlendiriyor. Aynavari, birebir gerçeği yansıtmanın ilerisinde başlıyor ustalığı. Maddenin ötesini hissettiriyor okuyucuya. Kişiliği olan çizimler bunlar. İçine girdiğiniz siyah-beyaz dünyanın yer yer Rorschach etkisi yarattığı da söylenebilir. Gördüğünüzü anlıyorsunuz ama hep bir soru işareti kalıyor. Mantığınızla dokunamadığınız belirsiz köşeler kalıyor çizimlerde. Saldırgan bir davetkarlığı var barındırdığı kontrastların. Bunlar hayal gücünüzü oyuna katılmaya çağıran çığlıklar gibi resimlerin içinden size sesleniyorlar. Boşlukları siz dolduruyorsunuz. Aslında Breccia ucu açık bir resimleme üslubu kullanarak okuruyla diyaloğa giriyor belki de. Başarıyor da. Jorge Gonzalez verdiği bir röportajda Arjantin’de ÇR’ı Mort Cinder öncesi ve sonrası diye ikiye ayırır. Belki de maceradan ziyade duygu arayan okuyuculardan olduğum için Breccia bana hitap etti. Yadırgamadım, hatta daha fazla okumak istedim.

Breccia, Mort Cinder’in yardımcısı olan Ezra Winston karakterini kendisini temel alarak çizer. Mort Cinder’i ise Horacio Lalia isimli bir arkadaşından esinlenerek yarattığı söylenir. Fakat bu yaratma süreci birkaç başlık aşağıda değinildiği üzere sancılıdır. Belki de sonunda pes etti ve yakınındaki yüzlerden birini temel aldı.

HİKAYE
Hem Oesterheld hem de Breccia çizdikleri dergilerdeki yüzeysel basit mevzulardan sıkılan sanatçılar. Hora Cero’da ağır mevzulara girme fırsatını buluyorlar. Yayınlandığı dönem baskı ortamı olduğu için mecaz kullanımı sık başvurulan bir yol. İşte bu ortamda Oesterheld Mort Cinder’i yazıyor. Mort Cinder, antik Mısır’dan günümüze kadar tüm çağları yaşamış bir ölümsüz. Aslında ölebiliyor ama sonrasında yeniden canlanıyor. Ezra’nın sayesinde Kurşun Gözlü Adamlar ve patronları Prof. Angus’tan kurtulduktan sonra Ezra ile antikacı dükkanında yaşamaya başlıyor. Dükkana gelen antik parçaları gördükçe geçmişe dönüyor ve yaşadıklarını Ezra’yla paylaşıyor. Genel konu bu.

Oesterheld senaryolarında gizemli bir baş karakterin yanına Dr. Watson benzeri bir yardımcı karakter eklemeyi seven bir yazar. Mesela Hora Cero dergisinde yayınladığı Sherlock Time serisinde yan karakter olarak Julio Moon’u koyar . Mort Cinder’de ise bu karakter Ezra Winston olur.


GÜNCEL BAKIŞ AÇISIYLA
Kabul edelim ki hikayeler günümüz için çok özgün sayılmaz. Mesela Shawshank Redemption seyretmiş bir insan için hapishanede geçen iki hikayenin senaryoları zayıf kalacaktır. Yine Ay Işığı macerası korku meraklısı olmayanlara dahi çok basit gelebilir. 300 Spartalı’dan sonra Thermophyles hikayesi gereksiz bir tekrar sayılabilir. Dolayısıyla bu hikayelerin sadece çizgiromana ya da resme meraklı, hikayenin çizimlerle bütünlüğündeki şiirsel anlatımın tadını çıkarabilecek insanlara hitap edebileceklerini söylemek yanlış olmaz. Yılların senaryo kısmını, çizimlere kıyasla daha fazla yıprattığını düşünüyorum. Fakat diyalogların bilhassa üçüncü hikayeden sonra geliştiğini de eklemeliyim. Günümüz çizgiromanlarında da çok yaygın bir eksiklik diyalogların zayıflığı. Bu açıdan güncelden bir eksiği yok ve yer yer fazlası var diyebiliriz.


Laura Vasquez’e göre ölümsüz Mort Cinder karakteri Borges’in 1947 yılında basılan El Inmortal’ını (The Immortal) anımsatıyor. Ölümsüzlük temasını eserlerinde sık sık işleyen Borges bu kitapta ölümsüzlükle baş etmeye çalışan bir adamın hikayesini anlatır.

Antik çağ filozoflarından sonra Nietzsche ve Schopenhauer gibi daha güncel filozofların da üzerinde durduğu “Ebedi Doğum” kavramı da zamanın lineer değil döngüsel bir kavram olduğunun altını çizer (Arrival filmini hatırlamamak elde mi?). Mort Cinder’in şekillendirilmesinde ve fikri alt yapısında bunların da bir nebze dolaylı katkısı olabileceği bir kenara not olarak düşülmeli.  


MORT CINDER HİKAYE'YE NİYE GEÇ DAHİL OLDU?
Bunun cevabını Breccia’dan dinleyelim:
“Mesele şu ki, karakterin görünüşünü yaratmam zor oldu. Mort Cinder’in yüzünü bir türlü istediğim gibi şekillendiremiyordum. Oesterheld’in hikayesini okuyup bir şeyler çizmeye çalışıp durdum. Aslında aklıma birçok yüz geliyordu ama bunlar canavarsı yüzlerdi ve Mort Cinder’e yakıştıramıyordum. Zaman böyle geçti ve artık ilk hikayeye başlanması gerekiyordu ama ben bir türlü Mort Cinder’e uygun bir yüz bulamıyordum. Çaresiz Oesterheld’i aradım ve şöyle dedim:

'Önemli bir şey söyleyeceğim. Mort Cinder’in hemen ortaya çıkmaması için bir formül bulman lazım. Yüzünü biraz daha düşünmem için zaman kazandırman gerekiyor.'
Bunun üzerine Oesterheld senaryo üzerinde oynadı ve Mort Cinder’in ortaya çıkışını erteledi. Dikkat ederseniz ikinci kısımda da Mort Cinder’le karşılaşma hemen olmaz. Tam mezardan çıkıp okuyucuya ilk kez gözükeceği sahnede nihayet artık kafamdaki yüzü bulmuştum.”

(Alberto Breccia, “Ombres et lumieres”, Vertige Graphic, 1992)


Mort Cinder’in Fransızca üç edisyonu yayınlandı.
1974      Mort Cinder T1                 Serg                       81 sayfa
Anlaşılan o ki devamı gelmiyor ve bayrağı epey sonra olsa da Glenat devralıyor.
,
1982      Mort Cinder T2                 Glenat                  58s
1983      Mort Cinder T3                 Glenat                  62s

1999      Mort Cinder INT1            Vertige                 82s
2000      Mort Cinder INT2            Vertige                 110s      

2016      Mort Cinder INT              Rackham             264s

MACERA LİSTESİ
İspanyolca, Fransızca ve Türkçe

İSPANYOLCA
0. Ezra Winston, el antiquario (1962) Prologue
1. Los ojos de plomo (1962)
2. La madre de Charlie (1962)
3. La torre de Babel (1962–63)
4. En la penitenciaria: Marlin
5. En la penitenciaria: El Frate (1963)
6. Sacrificio a la luna (El vitral) (1963)
7. La goleta de los esclavos (1963)
8. La tumba de Lisis (1963)
9. La batalla de las Termopilas (1963–64)

FRANSIZCA
Ezra Winston, l’antiquaire
Les yeux de plomb
La mère de Charlie
La tour de Babel
Le pénitencier Martin
Le moine
Le tombeau de lisis
L’esclave
Lumière de lune
Les thermopyles

TÜRKÇE
Antikacı Ezra Winston
Kurşun Gözlü Adamlar
Charlie’nin Annesi
Babil Kulesi
Mahkum Martin
Mahkum Rahip
İsis’in Mezarı
Köle
Ay Işığı
Termofili Savaşı
                                   
        Sonraki mesajlarda tek tek maceralardan bahsedeceğim. 

Macera 1 - Kurşun Gözlü Adamlar
Macera 2 - Charlie'nin Annesi
Macera 3 - Babil Kulesi
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...