18 Haziran 2017 Pazar

Neonomicon - Alan Moore / Jacen Burrows (2010)

1994 yılında Alan Moore, Lovecraft’ın Starry Wisdom Tarikatı isimli hikayesini temel alarak yeni bir hikaye yazar. 2003 yılında Anthony Johnston ve Jacen Burrows ile birlikte bu hikayeden daha önce kısaca tanıttığım Courtyard çizgiromanı çıkar. Moore, Burrows’un illüstrasyonlarından memnun kalınca Cthulhu mitosuna odaklanan bir devam çizgiromanı yapmak ister. 

Bu sırada Watchmen filmiyle ilgili anlaşmazlıklar sebebiyle DC’den ayrılmış olan Alan Moore yaklaşan vergi ödemesi için bir şeyler yapmak zorundayken Avatar yayınevinden gelen 4 sayılık bir mini seri iş teklifini kabul eder. Kafasındaki fikir Courtyard’daki bazı fikirleri kullanmak ama bunları 1930’ların bilindik Lovecraft atmosferinden farklı işlemektir. Kısacası Courtyard’da yaptığını geliştirecektir.  Moore, Lovecraft’ın cinsellik konusunu bilerek gözardı ettiğini düşündüğü için ırkçılık gibi bunu da ön plana çıkartmaya karar verir.

KONU
Courtyard çizgiromanının sonunda araştırdığı seri cinayetlerin aynısını işleyen ajan Aldo Sax yüksek güvenlikli bir psikiyatri kliniğine yatırılmıştır. FBI, iki yeni ajanı gittikçe karmaşıklaşan bu vakayı araştırmak için görevlendirir. Lamper ve Brear isimli FBI ajanları Aldo Sax’i Kuzuların Sessizliğini aratmayan özel güvenlikli hücresinde ziyaret ederek ipucu elde edebileceklerini düşünürler ama Aldo’nun ne olduğu anlaşılmayan tuhaf sesler çıkartmaktan başka bir yardımı olmaz. İki ajan, olayla uyuşturucu satıcısı Johnny Carcosa’nın bir ilgisi olduğunu düşünür ve peşine düşer. Takipleri sonucu Salem, Massachussets’de bir Porno dükkanına ulaşırlar. Aslında dükkan paravandır ve Dagon Tarikatının müritlerinin toplantı mekanı olarak hizmet verdiği anlaşılır. Ajanlar karı koca taklidi yaparak dükkanın arkasındaki toplu seks partisine katıldıklarında asıl amacın canavarsı bir balık adamın cinsel isteğini kabartmak olduğunu keşfederek geri dönülmesi imkansız bir yola girdiklerinin farkına varırlar.

DETAYLAR
Alan Moore yaratıcılığıyla ve hikayeyi yapılandırışıyla bir usta. Aynı zamanda çok boyutlu bir anlatımı var. Çizgiromanın hiçbir öğesi figüran değil.  Sadece karakterlerden bahsetmiyorum, objeler de özenle, adeta bir adventure oyunu tasarlar gibi karelere yerleştiriliyor. Dolayısıyla anlatım katmerli yani katmanlı bir derinliğe sahip. Bu katmerli yapıdan ne demek istediğimi biraz açıklamak iyi olacak. Mesela renk seçimini ele alalım. Moore renkleri bile belli bir bilinçle, bir sembolik anlatım boyutu ya da katmanı olarak kullanıyor. Örneğin Neonomicon’da turuncu renge yüklenmiş özel bir anlam var. Karelerin (panellerin) çerçeveleri bile anlatım içinde bir role sahip. Diyalogların çoğu “laf olsun” diye yazılmamış. Konu edilen pek çok isim Lovecraft’ın hikayelerine göndermelerle dolu. İkinciyi bırak üçüncü plandaki objelerin dahi sembolik anlamları var

Dolayısıyla Moore anlatımında her çizgiroman öğesi hikayenin bütünlüğü içinde şahsiyet sahibi. Hepsinin okuyucuya söyleyecek bir sözü var. Dekor olsun diye rastgele sahnelere imza atılmamış. Önemsiz gibi gözüken bir detayın peşinden gittiğinizde üzerinde zaman harcanmış, ilmek ilmek dokunmuş bir felsefe temelinde yükselen hikayelere misafir oluyorsunuz. Tüm karakterler, objeler ve hatta arkaplanlar dev bir koronun parçaları gibi uyum içinde bütüne hizmet ediyor. Ve tüm bu çok sesli anlatımı Alan Moore bir orkestra şefi gibi idare etmesini biliyor. Bu konuşkan anlatım tarzı Moore ve Burrows ortaklığıyla ortaya çıkan Lovecraft'ın modern yorumunun üçüncü adımı olan Providence serisinde şahikasına ulaşıyor.  


Hem Garth Ennis hem de Alan Moore ile çalışmış olan Jacen Burrows iki çizgiroman senaristi arasındaki farklar sorulduğunda  ciddi bir fark olduğunu söylüyor. Alan Moore karedeki en küçük objenin duracağı yere kadar tasarlayıp söylermiş. Bunun kendisini rahatsız etmediğini, tam tersine yazarın kafasındaki resmi tutturduğu ölçüde kendini başarılı hissettiğini söylüyor Burrows.  Neonomicon’da yerleştirilen arkaplan objelerinin içerdiği göndermeleri düşündüğümüzde Alan Moore’un ısrarının ardında planlı bir tasarım olduğu şüphe götürmüyor.  

Unearthed and Uncut söyleşisinde Alan Moore Neonomicon ve cinsellik hakkında şunları söylüyor:  

“İlk sayıyı okuduktan sonra çok etkilendim, Resimler harikaydı ve hikaye karanlık tonuyla insanı içine alıveriyordu. Hazır olan diğer üç sayının senaryolarını tekrar okudum. Acaba cinselliği kullanmak açısından ileri gittim mi diye düşündüm. Belki, ama neticede iyi bir hikaye ortaya çıktığını düşünüyorum” 

Alan Moore'un Courtyard ile başlayan, Neonomicon'la gelişen ve Providence ile zirve yapan modern Cthulhu yorumu olmuş dedirten bir çizgiroman serisi.  



Neonomicon'un kare kare nefis bir çözümlemesinin yapıldığı yukarıda linkini verdiğim bloğu ziyaret etmenizi öneririm. Aslında çözümlemeler sadece bu çizgiroman serisi ya da bu sayıyla sınırlı değil. Alan Moore’un pek çok işi bu şekilde neredeyse kare kare araştırılıp analiz edilerek okuyucunun dikkatine sunulmuş.

Çözümlemelerin hepsini alıp çevirerek buraya koymak zaman alıcı bir iş. Zaten incelemeyi yapana da ayıp olur. İlginç bulduğum birkaç kısımdan burada bahsetmem bütünü hakkında bir fikir verecektir. Aslında sanatın her alanı için değerli bu tip analizler. İlgilenenler için farklı ve faydalı bir okuma perspektifi sunuyorlar. Tabii ki önce Neonomicon'u okumanız sonra bu çözümlemelere bakmanız sürprizlerin bozulmaması açısından daha iyi olacaktır. 

Çözümlemeden Kesitler

Özellikle daha ilk sayfada karşımıza çıkan tam sayfa karanlık resim ana rahmini temsil ediyor. Lovecraft öykülerindeki “denizlerin altında bekleyen canavar” olgusunu Moore rahimde amniyotik sıvı içinde doğmayı bekleyen bir can ile  benzeştiriyor. Nefis bir yorum bence.

“Başlangıç ve son bir arada”
“Şimdilik suların altında, ama birkaç ay içinde, çıkıp gelecek. ”
“O zamana kadar uykuda”
“Rüyalarda”

Daha ilk sayfada tam sayfa karede karşımıza çıkan 4 konuşma balonu aynı zamanda çizgiromanın yatay 4 panelle sinematografik bir planda ilerleyeceğinin de habercisi oluyor.

Bölümün ismi “At the Mountain of Madness”. Lovecraft’ın “At the Mountains of Madness” romanına bir gönderme.

İkinci sayfada başlayan siyah çerçeveler yer yer karelerin içeriğiyle bütünleşerek dünyamızı çevreleyen karanlığın içeri sızmasını sembolize ediyor olabilir.

Y Golonac – Ramsey campbell isimli Britanyalı korku yazarına atıf. 
Lloigor – Cthulhu mitosuna gönderme.
R’lyeh – Cthulhu’nun rüyalarla yaşadığı yer. Neonomicon’da ajan Brears’ın rahmini temsil ediyor.
Red Hook, Brooklyn – Courtyard çizgiromanının geçtiği yer. Lovecraft’ın The Horror at Red Hook hikayesi temel alınmış.
Zothique kulübü – Courtyard’da da geçen bir klüp. Clark Ashton Smith’in hikayelerinin geçtiği gelecekteki bir kıtanın ismi Zoothique.

Aldo’nun seslendirdiği tuhaf kelimeler Aklo diline ait. Lovecraft’ın insanlık öncesi bir dil olarak kullandığı bir dil. Arthur Machen’in “The White people” kısa hikayesinden almış.

Dosyada en üstteki kağıtta Ulthar Cats yazıyor. Lovecraft’In The Cats of Ulthar isimli hikayesine gönderme.

“Ağzında ahtapot varmış gibi tuhaf sesler çıkarıyordu” esprisiyle Chtulhu’nun ahtapotumsu tentaküllerine gönderme.

169 Clinton Caddesi – Lovecraft’ın Bookly’nde kısa bir süre yaşadığı yer.
Goodman Croley – Anti-pollution domes. Şehrin üstünde gözüken dev metalik paneller.  

Robert Suydam – Lovecraft’ın “The horror at Red Hook" hikayesindeki kötü karakter.

Carcosa – Ambrose Bierce’ın “An Inhabitant of Carcosa” kısa hikayesindeki şehrin ismi. Sonraları Robert Chambers’ın “Yellow King" hikayelerinde de kullanıldı. Lovecraft bu isimleri kendi hikayelerine de koydu.


Zoothique klübü
Duvarda yine Ulthar Cats posterleri
Sol alt köşede, telefon direğinin arkasında Zoogs grafitisi görülüyor. Lovecraft’ın The Dream Quest of Unknown Kadath” hikayesindeki tüylü hayvanların ismi.
The Rats grubu “The Rats in the Malls”’un kısaltması. Lovecraft’ın "The Rats in the Walls” hikayesine gönderme.

Şarkının sözleri “The Strange High House in the Mist”, The Thing on the Doorstep ve The Haunter in the Dark” hikayelerinii çağrıştırıyor.

Carcosa yine turuncuyla renklendirilmiş. Aldo gibi. Yüzündeki maske Lovecraft’ın The Dream Quest of Unknown Kadath’ını hatırlatıyor.


Şarkıdaki “Ins Muh Mouth” hem Lovecraft’ın Innsmouth hanına hem de fellatio’ya (oral seks) gönderme (yani "in my mouth" anlamında).

“Carcosa must have got out through the drainage ducts”
Burada hem Cthulhu karakterlerinin suya yakınlığı hem de çizgiromandaki karelerin çerçeveleri kastediliyor olabilir. Diegetik panelizasyon. Meta-plane.  Panel borders = gutters.

Ajanın elinde tuttuğu portföy: Pickman’s Necrotica. Richard Upton Pickman bir Lovecraft karakteri. Cinler ve yamyamları resmediyor.

Duvardaki ağaçsı şekil Lovecraft’ın Memory hikayesindeki ağacı hatırlatıyor.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...