21 Mayıs 2017 Pazar

How to Grow a Planet - E1/3 (2012)


HOW TO GROW A PLANET - E1 (2012)
Daha önce başka belgesellerden de tanıdığımız Jeolog Iain Stewart'ın sunduğu bu çalışma "tam derslik". Gerçek bir dersten bahsediyorum ama, Sınıflara tıkılıp ezberle düşünme yeteneğimizi körelttiğimiz aptallaştırma seanslarından değil. Abartmadan söylüyorum, ister fen ister edebiyat öğrencisi olsun, herkese mutlaka gösterilmesi lazım. Neden-sonuç ilişkileriyle bitkilerin perspektifinden dünyamızdaki canlılığın gelişimi ancak bu kadar iyi anlatılabilir. Ezberle fen öğretilebileceğini ya da sevdirilebileceğini düşünmek gibi bir akıl fukaralığına hapsedilip yitirilen kuşaklar için ağıt gibi bir eser. Dünyanın dört bir yanından belli başlı doğa örnekleri ziyaret edilmiş ve animasyonlarla mekanizmalar açıklanmış. Toplamda 3 bölüm,  180 dakika. Öğretmenler, bölün bunu 7-8 dakikalık kısımlara. Gösterin her ders çocuklara okullarda. Sonra ilave bilgiler verin, bahçeye çıkarın. Doğaya yaklaştırın, izlediklerine dokunmalarını sağlayın. Doğanın insan için bir bilgisayar oyunu arka planı olmadığını hissetmelerini sağlarken temel bir biyoloji dersi vermiş olun. Ve siz yetişkinler, 3 saatinizi bu belgesele ayırarak dünyada yaşamın gelişimi açısından  doğaya ve gezegenimize karşı bambaşka bir bilince sahip olabilirsiniz. Kesinlikle kaçırılmaması, tekrar tekrar izlenilmesi gereken harika bir çalışma. Üstelik son 15 dakikası Türkiye'de Göbeklitepe'de geçiyor. Bu konuda da harika tespitler yapılmış. Edebiyattaki temel eserler gibi seyredilmesi gereken "temel bir belgesel". Teşekkürler BBC. Elimde olsa faturalarımdan kesilen TRT payını hiç İngiliz falan demeden BBC'ye gönderirdim. Bu kadar mı kaliteli işler çıkarılır. Bunları gördükçe TRT payının haraçtan başka bir şey olmadığını daha iyi anlıyor insan.


NOTLAR
Sequoias are the largest single life form on earth. Some are more than 3000 years old.
Light which has travelled 150 million kilometers from the sun bitkilerin canlılık kaynağı., manufaturing life from light. Most important natural process on earth.


3 milyon yıl önce bilimkurgu seti gibi dünya. Oksijen çok az. Methane and sulphur dioxide gibi zehirli gazlar kaplıyor atmosferi. Saltpan’ler buna yakın bir görüntü çizer günümüzde.
Primitive could not filter out the sun’s powerful ultraviolet rays which would have burnt all living creatures. UV rays were hundreds of times more stronger than they are now. Yaşama izin vermiyorlar.
A momentous event creates the planet’s first life-supporting atm. This event was the greatest turning point in the history of life on earth. 2.5-3 milyon önce olmuş. Brought about by the earliest ancestors of plants.



Iron ore. İts got red streaks. Its rust. Oksijenle karşılaşınca oluyor. Iron oxide rock. Bunu solüsyon haline getirip elektrik akımı geçirerek o zamanlarki oksijeni açığa çıkartıyor. Bubbles çıkıyor, bu oksijen. 2.5-3 milyon yıl öncesinin elementlerinden oluşan oksijen. Liberating the oxygen trapped in the rocks.

Oksijen serbest kalınca cleaned out the toxic gases of the atm.
Geologists call this “The Great Oxidation Event”
A planet with virtually no oxygen bir anda a planet full of oxygen’a dönüştü. Greatest change in the history of life on earth.

Bu olay sualtında meydana geldi. Back then, water acted as a liquid sunscreen to the dangerous UV rays. Earliest organisms on earth evolved under this protection in the form of tiny bacteria. Bu bakteriler hollow idi ve okyanusların da büyük kısmı purple renkteydi bunlardan dolayı.



Over time, down there, a different type of bacteria evolved. Daha derinde. Derine gidebilen bazı rays ile beslenerek evolved bunlar. They had to live off the colors of light left over. This made them appear green Green bacteria. This seemingly arbitrary event, a bacteria absorbing one olor of light rather than another, would have colossal repercussions  for the planet. Over time these green bacteria, a type of cyanobacteria domianted the waters of the world. These green micro orgs became the ancestors of all plants on earth. Since right from the start they were reflecting green light, the stalks of the plants became green and the leaves were green.



Peki purple bacteria niye plantlara atalık edememiş acaba?
But it wasn’t just about the color. Because the green bacteria did something their purple cousins could not. They produced oxygen. How the green bacteria did this is so complex the scientists still grapple with that.

Eden project in Cornwall bunu araştırıyor.
Bir fanus yapıyorlar. Oksijen seviyesini çok azaltıyorlar, dünyanın ilk hali gibi. Oksijen basıncı, heart rate gibi vital signs izlenerek 48 saat chamber’da kalıyor.

Normalde oksijen seviyesi %21 havada. Chamber’da %12 civarı. Hand to eye coordination is being impaired. Though process is getting slower. Minik testlerle ölçülüyor sürekli. “I felt very slow, sloweness indeed” hissediyor. Chamber’da 300 tane de bitki var (11.000 leaves). Bunlar insanı canlı tutacak kadar oksijen üretebilecekler mi?




Işık veriliyor deneyin ortasında. Fotosentez hala inceleniyor. Netlik yok.
Bir yaprağa  x1000 büyütmeyle baktığınızda görebilirsiniz chloroplast’ları. İşte bunların ataları green bacteria. Flash of light verildiğinde hemen oraya toplaştıkları görüntülenmiş. Nefis görüntüydü. Hala organelden ziyade bakteri gibi hareketliler. Mm’nin 1/5000’I kadarlar.

Light rays from sun are made of photons. They’re tiny fast-moving particles of electromagnetic energy. When they hit the surface of the plant, the energy of the photons is captured by a ring, called the light harvesting complex. Inside, the energy of two photons is used to split a water molecule. Its ripped into two elements: oxygen and hydrogen. The plant uses the hydrogen to live and grow, oxygen is pumped out as a waste product. 

Banana plant ve maize özellikle başarılymış oksijen üretiminde.
Saatte 40 litre oksijen üretiyor chamber’daki bitkiler.
Deney başarılı oldu.






Dünyada oksijen ortaya çıkması stratosferin üst tabakalarında ozonu oluşturdu. Koruyucu bir güneş kremi gibi dünyayı sardı. Zararlı UV rays were filtered. Bitkiler karaya çıkabildi.
400 million years ago plants made that leap from sea to land.


400 milyon yıl önce Scotland ekvatorun güneyindeymiş. Hot springs ve geysers çokmuş.
Kaya kesitinde bir kaç santimetrelik bitkiler. Aglaophyton deniyor. Bulbous shapes on the ends of naked stems. Leaves ve roots öncesi ilk bitkiler. Bunlar survived along the water’s edge. Pioneering plants that made the giant leap from sea to land and colonised everywhere. At that time, all along the margins of lakes and rivers, primitive plants were coming ashore. Hostile world’den fertile world’e geçiş. Uzaydan görünüm yeşilleniyor. Full scale  invasion değil. Sadece toe-hold.
Fakat kıyılardan içeri nasıl girecekler. Suyla bağlantılarını tam kesemiyorlar. Böylece roots geliştirildi bu probleme karşı.







Cambodia. Ta Prohm (12th century temple) Strangler figs kökleri. Invading inland.
Yine 400 million years ago first roots appeared and gave plants the ability to smash up the rocky planet.




Tiny broken up fragments of rock mixed up with dead plant material makes up the ideal environment to store water which we call “soil”
%40’ı dünyanın soil. 2cm için 1000 yıl lazım. Essential for plant life. Leafless plants breaking free from water’s edge. Roots and soil created by plants made them unstoppable.





Hayvanlar da sudan çıkmaya başlıyor. 500 milyon yıldır fazla değişmeyen bir canlıda gözlemleyebiliyoruz. East America. These ancient creatures still come ashore to mate at dusk. Horseshoe crabs. 5 pair of legs. Normal crabs just hve 4 pairs. Scorpion’a daha yakınlar. Book gills denilen ventraldeki yapı sayesinde sadece suda değil karada da oksijen alabiliyorlar. Esas müthiş özellikleri bu. Dorsalde iki göz var.

Fosillere göre horseshoe crabs en az 400 milyon yıl önce karaya çıkmış.
Plants co2 from air and energy from sun ile şeker üretir. İkinci önemli üretimleri oksijenden önce.  Tıplı light’ın hydrogen ve oksijeni ayırışı gibi  açığa çıkan H ile co2 birleştirilerek şeker üretilir. Radyoaktif markör ile tagged co2’ye maruz kalan bitkinin şekeri nasıl yaptığı ilk kez gözlendi. Mısır örneğinde. Parlak kısımlar animasyonda oluşturulan şeker. 15 dakikada storage için köklere gönderiliyor.




400 milyon yıl önce bu gelişmeler yaşanırken meydana gelen bir olay hem dünyayı hem bitkileri yeni bir radikal değişime zorlar.
Lake Tarawere in New Zealand
Bitkiler co2’yi çok tüketince, %90 düştü seviyesi. Beslenememeye başladılar. Kriz. Boğulma tehlikesi. Large flat surfaces (complex breathing apparatus) yani yapraklar bu ihtiyaçtan doğdu. Surface area yüz kat arttı en az.
Dicksonia
The key is on the underside of each leaf. They’re microscopic holes called stomata. Filmed and actioned with electronic microscope, this is them opening and closing speeded up 140 times. Her yaprakta binlerce stomata var. Onlar sayesinde single fern can breath in 5 liters  of co2 a day.
The evolution of leaves rich with stomata saved from suffocation. Leaevs also allow plants to capture more light. This in turn fuelled fierce competition. Rekabet başladı güneş ışığı için. Yeni bir bitki tipi doğdu.

Nova Scotia in Canada
300 milyon yıllık bir kaya buldu. Bunun içindeki bir şeyi arıyor. Fossilised remains. One of the planet’s earliest tree trunks. Lepidodendron trees had strange diamond-shaped bark. Ağaçların gelişmesi ve yayılmasıyla oksijen iyice bollaştı.



Insects. Breathing tubes. Therefore the size of these animals is limited by the concentration of oxygen in the air. Increase the oxygen just as the forest did, and things get interested.
Fossilised footprints



Taş üstündeki izleri bugünün en büyük millipede’lerinden birininkiyle karşılaştırdı. İzler çok daha büyük. Arthropleuridae was over 2m long. Scorpions spiders, tüm böcekler giant. Dragonfly wingspan 1m’den fazla bazılarında o zaman. Bugün 10cm’i geçmez. Meganeura deniyor. Largest insect ever to take to the skies. Oversized world pumped with oxygen.

230 milyon yıl önce yeni bir hayvan grubu swampy forest gölgelerinden çıktı: Dinosaurs. Şimdiye kadar tespit edilen 700 türden 2/3’ü herbivormuş. Biggest herbivores in  history: sauropods.
Normalde filler 4 ton, 4 metre. Sauropod 12 metre. 4 katlı bir bina. Boynu 9 metre. Kafası çok küçük ama taşıyabilmesi lazım yukarıya. Afrika filinden 10 kat ağırlar. Fil günde 90 kg foliage yiyor. Sauropods tahminlere göre günde 1500kg yiyor. 50 balya saman.



150 milyon yıl önce dinozorlar yeşillikleri talan ediyor. Bitkiler kendilerini savunmak için yeni sistemler geliştirdi. Arms race. Mesela California’da Cycads. Amaç yiyemeyecekleri bitkilere dönüşmek.  Bazı bitkiler daha da ileri gidip kimyasal silah ürettiler. Cycad yaprakları nerve agent içerir ve enjekte edersen kusma, diare, paraliz ve ölüme sebep olur. Chili’deki (kırmızı biber) capsicum kimyasalı da bu amaçla üretilmiş zamanında. Arms race didn’t stop there. Plants evolved a different tactic: a line of communication. We know that when some plans are attacked, they activate  a quick acting toxin that deters herbivores. We now understand its far more complicated. Plants can warn other plants. That a herbivore is eating them.  When they are attacked, they also release an unseen gas from their leaves. What it does is extraordinary. This is the first time it is captured on film.
Two arabidopsis plants were put in a chamner. A third plant is cut to mimic an attack. Its added to the undamaged plants. Thechamber is sealed. Scientist believe theres a chatter betweenthem but cant understand it yet.

Yaklaşık 200 milyon yıl boyunca dinozorlar ve bitkiler büyük bir savaşa girdi.
Trump card (koz)



Plants started to use wood to grow taller and taller. California, Sierra Nevada. Giant sequoia.
70 milyon yıl önce bu ağacın ataları conifers daha da uzundu. Yapraklarını dinozorlara kaptırmamış oluyorlardı. They were to first to pick the strongest rays of the sun.
70 milyon yıl önce kutuplarda buz yoktu. Conifer trees ile kaplıydı. Tüm dünyaya yayılmışlardı. Şu ankiler 90 metre yüksekliğinde.

65 milyon yıl önce bir şey oldu ve herşey değişti. Uzaydan gelen asteroidle dinozorlar ortadan kalkar. Sonrasında çiçekler ortaya çıkar. Flowers transformed the bond between animal and plant.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...