31 Mayıs 2017 Çarşamba

Tolstoy'un Arayışları (1/2) (BBC Belgeseli)


THE TROUBLE WITH TOLSTOY (2011)
İLK BÖLÜM: AT WAR WITH HIMSELF (Kendiyle kavgalı adam)

Alan Yentob'un Tolstoy'un yaşamında iz bırakan yerleri tek tek gezdiği bu iki bölümlük BBC belgeselinde Tolstoy'un yaşamına ve mücadelelerine dair yığınla bilgi verilmiş. Tolstoy uzmanı akademisyenler ve yazarların yorumları yanında kitaplarından okunan pasajlarla süslü, Rusya ve edebiyatla dolu harika bir Tolstoy yolculuğu. 

NOTLAR
Moses gibi sevilen ve tanınmış bir kişilik.
Fierce critic of the way the country was run
Professional troublemaker
Antiestablishment

He was dissatisfied himself all through his life. Always wanted to be better.
Tolstoy’un evi Moskova’nın 120 miles güneyinde
Aileye çok önem veriyor. 82 yaşında öldüğünde great great grandchildren’ı bile var. Ordu gibi bir aile.


Geleneksel Emek ve tuz ile karşılama
Traditional Russian greeting: bread and salt
His childhood was scarred with family tragedy. His mother died when he was 2 years old. 9 yaşındayken babasını da kaybeder.



GA: "In a way Yasnaya Polyana was a substitution for his parents. This pace was his cradle and grave."

Galina Alekseyeva: "Tolstoy 5 yaşındayken abisi 11 yaşında. Ormanda bir yeşil dal var, bulana mutluluk veriyor, bütün kötülükleri önlüyor diye bir oyun uydurmuş. Sonra Nikolai da ölmüş. Green stick. Tolstoy bunu bir sembol olarak hiç unutmamış" 


Babası ölünce rural childhood bitiyor. Kazan’daki halasının yanına gidiyor kardeşleriyle.
500 miles east of Moskva

18yydan beri Muslim ve Christian’lar beraber yaşıyor Kazan'da






Aunt Polina, Kazan valisiyle evli. Tolstoy ve kardeşleri Grand Governorial Residence’a taşınıyor. Şu anda restore ediliyor, müze olacak çocukluk yıllarını geçirdiği yer olarak.

14 yaşında abileri geneleve götürüyor. Genelevin yakınında dedesinin mezarını içeren Manastır var. Bu durum etkilemiş ve çok ağlamış sonrasında. 

Eski valilik konağı


Dedesinin mezarı
Anthony Briggs – "Kendini eleştiren bir çocuk. 14-15 yaşlarında Rousseau okuyor. Aslında tüm yaşıtlarının aynı durumda olmadığını fark ediyor diyor." ?

“Youth” kitabından alıntı: "Kazan üniversitesine başlıyor. İlk derste hocanın konuşması beklediğimden çok daha kötüydü. Hayal kırıklığına uğradım. 18 tane karikatür çizdim o konuşurken." 
Bu hoşnutsuzluğu ve ilgisizliği o raddeye varıyor ki, derslere gelmediğinde üniversite yöneticileri üniversitedeki bir odaya kapatıyor. Üniversite yaramazlık yapanları buraya karanlıkta kapatıyor. Detention cell. Tolstoy’un lifelong contempt for authority daha buralarda başlıyor. Bir gece buraya atıldığında bütün gece üniversitedeki hocaların komik taklitlerini yapmış. 


Sıkıntıdan sınıfta çizdikleri


Tecrit Odası




AB: Unsuited to structured education. Bad student. He walked out without a degree of course. Failed in 2 faculties. Never regretted it. “I’m so glad I never went anywhere near anorthodox institute of education again in the rest of my life.I benefited from it. “

“He’s got a raging uncontrollable spirit leaping off all directions. “


But he’s got intellectual ambitions. He’s got a plan of his own. A rigorous one. Günlüğüne yazdı bunları.

1To study the whole course of love necessary for my final examination at the uni
2Study practical medicine and some theoretical medicine.
3To study language: French,
4To study agriculture
5Study theoretical history, geography and statistics
6Study mathematics
7Write a dissertaition
8To attain an average degree of perfection in music
9Write down rules
10Acquire some knowledge of the natural sciences

Yapılacaklar listesi böyle uzuyor. Hayatı botunca en güçlü ve akıllı olabilmek için hep programlar ve listeler yaparmış. Ama sonunda hepsini birden yapamayacağını anlıyor. Liste yazmakla olmuyor. Sonunda önce tek bir kuralı takip etmeye karar verdim. Bu kural şuydu :

“Carry out everything u have resolved must be carried out. I havent carried out this rule.”

Günlüklerine baktığımızda o dönemler sexual bir appetite’ın recurring feature olduğu görülüyor ve bundan suçluluk duyuyor.

AN Wilson: “He loves castigating himself. Writes so honestly both in his diaries and letters" 

Olga Slivitskaya: “Bu günlüklerde altta yatan sorgulama iyi ile kötüyü anlamaya çalışmak gibi gözüküyor. Tolstoy’un artistic creativity hayatı bu sorunun peşinde geçer.”

Tam olarak ne zaman yazmaya başladı?
1847’de öğrencilik yılları aniden bitti. Ailesinin kendi payına düşen mirasını aldı. Yasnaya Polyana’da bunlarında arasındaydı. Hemen eve gitti. Bu noktadan sonra unfocused ve impressive bir youth sergiler günlüklerinde. Yazma konusunu düşünmektedir artık. 


Abisi Nikolay ile


Sonra Çeçenistan'da orduda olan abisine katılmaya karar verir. Dağlı müslümanlarla rusya savaşmaktadır. Nikolay büyük Terek nehri kıyısındaki bir karargahta. O zamanlar Terek nehri rusya ve Çeçenya arası sınır. Tolstoy burada 2.5 sene gönüllü cadet soldier olarak zaman geçirdi. Avcılık, kzak kızlarının peşinden koşmak, iskambil oynamakla vakit geçirdi. Arası ra da askeri harekatlara katılırdı. Yine de zaman geçimiyrodu. Boredom. Bu ortamda yazma isteği doğdu. His first book "Childhood” bu ortamda ortaya çıktı. Kendini yazdı. Roman olarak başarı kazandı. Çocuk bakış açısı hiç bu şekilde yazılmamıştı.




Sonrasında subay oldu ve Karadenize gönderildi. Artillery officer. Crimean war.
Burada kumar hastalığına yakalanıyor. O kadar çok kaybediyor ki Yasnaya Polyana’nin ana binası satılıyor ve yıkılıyor. Buraya anı olarak bir taş konmuş.

AB: "Tolstoy bu dönem yaşamı sonuna kadar yaşıyordu. İngiliz kültüründe compromise olumlu bir anlama sahip. Rus kültüründe öyle değil. Compromise olmadan yaşıyordu, canı istediği gibi. Russia was about extremes. Savaş ve barış. Suç ve Ceza. Roman isimlerinden de yansıyor bu."

1854’te gemiyle Sivastopola geçti.
Turkish Ottoman Empire diyor narrator.
Rusya’ya karşı Osmanlı’nin yanında yer alan İngiliz ve Fransızlarla çetin savaşlar oldu ve Tolstoy bu günlerde savaşın gerçekte ne olduğunu anlatan 3 hikaye yazdı.




The first Sivastopol sketch
Fourth Bastian (savaşın en çetin cephelerinden birisi)
İlk sketch Rus kahramanlığıyla ilgili Petersburg’daki çevreler ve Çar seviyor bu tarz yazıları. Hemen Fransızca’ya çevirtip dışarıya yolluyor.

Second sketch’de savaşın manasızlığı işleniyor. Kahramanlık yok artık. Gerçekçi ve dürüst bir portrayal. Ruslar çoğu kısmını sansürlemiş.



Boris Akunin: “Bence Tolstoy dünya edebiyatının ilk yetişkin yazarıdır. Bu gerçekçiliği sonuna kadar, kendini yeni peygamber olarak görene kadar devam etti. “

Sivastopol savaşından sonra imperial ve intellectual Petersburg’a geldi. Günlüğüne bu günlerde çöyle yazıyor: “My career is literature. To write and write. From tomorrow I’ll work all my life or give up anything.

O zamanın Rus yazarları explicitly politik değildi. Rusyanın gerçek halini yazdıkları için düşman adlediliyorlardı. Pushkin ve Lermontov sürgüne gönderildi. Dostoyevski yalandan kurşuna diziliyormuş gibi yapılıp sonra Sibirya’ya gönderildi. İnanılmaz bir sansür vardı. 



Turgenyev
Petersburg’a ilk geldiğinde önce Turgenyev’i zaiyaret etti. Turhenyev 30larında parlak bir romancıydı. Tolstoy öğrenciliğinden beri ona hayrandı. Bir ay onunla kaldı. Turgenyev bu günlerde bir arkadaşına onunla ilgili şunları söylüyor: “You can not picture to urself what a dear and remarkable man he is, although I have nicknamed him the troglodyte. Because of his uncouth passions and buffalo like obstinacy.”

Tolstoy’da kendi günlüklerinden ondan iyi bahsetmiyor: “He is an uncongenial, cold and diffuclt person that I’m sorry for him and I’ll never get on with him. 

Turgenyev'in dairesi


Nekrasov'un dairesi
İlk tanıştıkları gün Turgenyev onu Nikolay Nekrasov’une vine öğle yemeğine götürür. Kingpin of literary scene of Petersburg. Evinde en radikal tartışmalar oluyor. Tolstoy’u ilk keşfeden o oldu. Unsolicited manuscript of childhood’u yayınladı. Sonra da Crieman war konusundaki eleştirilerini yayınlıyor. Contemperary (Savremennıy) gazetesinde. Bu gazete 20.000 falan basılıyor ve tüm ülkeye yayılıyor. Çok popüler bir gazete o zamanlar Dergi gibi aynı zamanda.

Nikolay Nekrasov


Tolstoy aşırı bağımsız ve inatçı. Bunun yanında toprak ağası. Oysa o dönemler land reform hot topic. Dolayısıyla biraz dışarıda kalıyor edebiyat çevrelerinin. Ona soylu diye biraz artist gözüyle bakıyorlar.



Emancipation of the serfs

Tolstoy’un topraklarında 300’ün üzerinde köylüsü vardı. Basit bir siyasi mesele değil vicdani meseleydi onun için.

Kont olduğu için Marinsky Palace’a giriş imtiyazları vardı. Alexandrine ile tanıştı. Büyük aşkı. Ama sonra arkadaş kaldılar. Ömrünün çoğunda bu arkadaşlıkları sürdü. 

Marinsky Sarayı



30larında hala öğrencilik yıllarındaki lack of resolve ve exuberance hala devam ediyor. Struggling to write.

Günlüklerden 1860 “Irresolution, idleness, thoughts of dead. I must escape from this.”

1862’de düşündüğünü yapar. Alexandrine’e mektubu: “Im writing from the country. As I write, I can hear upstairs the voice of my wife. I lived to the age of 34, and was not aware of lovign so much and being so happy.”

Moskovalı 18 yaşında bir kızken evleniyor.
Sofia Andreevna
A daughter of an old friend.

Sophia çocukken


Tolstoy Kırım savaşına giderken arkadaşının evine veda etmek için gidiyor. Kız 11 yaşında. It was at this moment that she would become a nurse and join him at the front.”

Yazdığı Kırım Günlüklerini okuyor ve ağlıyor.

Alexandra Popoff (Biographer of Sophia Tolstoy): Tolstoy evlenmeden önce günlüklerini okumasını, fahişelerle düşüp kalktığını, en son bir köylü kızla ilişjkisi olduğunu hepsini okumasını istiyor. Sophia appaled by his past. Romanlarındaki sensitivite gerçek hayatında çok yok. 



 
Sofya evlilik sürecini ve evlilik gecesini anlatır otobiyografisinde. Kendini çok kötü hissettiğini anlatıyor. Sonra trenle Yasnaya Polyana’ya geliyorlar. Sophia ıssız bir köşede bakımsız bir evle karşılaşıyor. Tolstoy genelde aklı başka yerde. Uzun av partilerine katılıyor.

AB: Karısını çok kötü davranırdı. Fiziksel şiddet anlamında değil. Tavır olarak. Ama Sophia aşıktım diyor.

46 yıl evli kalıyorlar. Copyist ve unofficial editor gibi çalışıyor. 13 çocuğu oluyor. 8’i yaşıyor




AM: “Henüz 20-30 tane hikaye yazabilmiş ama günlüklerinde şöyle diyor: “I just feel that there is something working its way up within me which can only be descriebed as epic.”

“Voyna I Mir” War and Piece çıkıyor ortaya takip eden yıllarda.

Boris Akunin’in annesi Rusça öğretmeniymiş ve çocukken ona Savaş ve Barış’ı gösterip bunu 15 yaşına gelmeden okumayacaksın çünkü birr şey anlayamazsın demiş. Mahsus yapmıştı. O olmadığı zamanlar hemen Savaş ve Barışı okudum. J Andrey Balkanski gibi karakterler benim için gerçek hayattaki insanlardan daha gerçekti. 


Borodino Zafer Anıtı



1812’de Napolyon Rusyayı işgal etti.
Moskovadan Batıya giden yola kurulan bu Zafer Anıtı bu zaferi temsile der.

Battle of Borodino was the turning point of the war. Her yıl anma törnlerinde yeniden canlandırılıyor hala. Reenacted. En az 70000 kişi ölmüş. 

d







Romanın 250 sayfası Borodino war’a ayrıldı. Çok araştırmış. Yazarken 1867’de savaşın olduğu meydanı da ziyaret etmiş. Savaş meydanındaki manastır. Bugün Tolstoy’un ziyaretine adanmış bir müze olarak çalışıyor.

Sophia’nın kardeşi Stepan ile ziyaret etmiş meydanı ve bazı notlarını ona dikte etmiş. Henüz çocuk. Güneşin batışına dair notlar biel alıyor tasvir olarak. Research trip. Sophia’Ya buradan yazdığı mektupta Borodino Savaşını hiç yazılmadığı gibi yazacağım diyor.

 Stepan
Genç Nikolay Rostov karakteriyle savaşın nasıl bir çılgınlık olduğunu anlatır Tolstoy. Pasifizmin kökeni.

İkinci dünya savaşınds askerlere dağıtılırmış motive etmek için. Ama sanıldığı gibi patriotic değik pacifist bir roman

1869’da bitirdi voyna I mir’i. çok başarılı oldu. Para aktı.

Sonra bir midlife crisis. Oel odasında bir gece kabus görmesiyle başlıyor. Existential crisis yaşıyor. Ölüm varsa hayat neye yarar düşünceleri. Ölüm korkusu. Inevitability of death. Hayatını değiştiriyor.



Sophia














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...